İçeriğe atla
Korinsa

Ayrım anahtarı · 10 basamak · 11 sonuç

Zorunlu arabuluculuk: hangi uyuşmazlıkta dava şartı, süreler ve sonuçları

Arabuluculuk kendiliğinden zorunlu değildir; yalnız kanunun ayrıca öngördüğü uyuşmazlıklarda dava şartıdır. Aşağıdaki anahtar, numaralı ikili seçimlerle uyuşmazlığınızı eler ve birkaç satırda tek bir sonuca indirir: dava şartı mı, değilse ihtiyari mi, hangi kanuna dayanıyor ve süre kaç hafta.

Sonuç

Henüz seçim yapılmadı. Anahtarın 1 numaralı basamağından başlayın: 1a mı, 1b mi? Seçtiğiniz satır burada özetlenir, izlemediğiniz dallar anahtarda soluklaşır.

Seçimler yalnız tarayıcınızda tutulur; hiçbir bilgi sunucuya gönderilmez.

Ayrım anahtarı: uyuşmazlığınızı eleyin

Her basamakta iki seçenek vardır ve yalnız biri sizin dosyanıza uyar. Uyan satıra tıklayın; satırın sonundaki işaret ya bir sonraki basamağı ya da sonucu gösterir. Anahtar bir karar vermez, uyuşmazlığı doğru kanuna yönlendirir — sonucun altındaki bölümde dayanağı ve istisnaları anlatılır.

Aynı dosyada iki dal birden olabilir. Bir işçi hem kıdem tazminatı hem de iş kazası tazminatı istiyorsa, 2b dalı dava şartına, 2a dalı istisnaya düşer. Anahtarı her TALEP için ayrı çalıştırın; dosya için bir kez değil.

Süreler ve usul Güncelleme: 29 Ağustos 2026 12 dakikalık okuma

Kısa cevap

Arabuluculuk yalnız kanunun ayrıca öngördüğü uyuşmazlıklarda dava şartıdır; kalanında ihtiyaridir. Dava şartı olan dört küme şudur: işçi veya işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talepleri (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3); ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olanlar — alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit, istirdat (TTK m.5/A); kira ilişkisi, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları (6325 sayılı Kanun m.18/B); tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklar (6502 sayılı Kanun m.73/A). Arabulucu, başvuruyu GÖREVLENDİRİLDİĞİ tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır ve süre en fazla bir hafta uzatılabilir; ticari davalarda ise altı hafta olup en fazla iki hafta uzatılabilir. Anlaşmama son tutanağı dava dilekçesine eklenmezse bir haftalık kesin süre verilir, gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir; hiç başvurulmadan açılan dava doğrudan dava şartı yokluğundan reddedilir.

İş uyuşmazlıkları (7036 m.3)

Dava şartı arabuluculuk Türk hukukuna ilk kez burada girdi: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret ve işe iade talepleri bu kapsamdadır.

Maddenin sınırı “işçilik alacağı ve tazminatı” ifadesidir. Bu nitelikte olmayan talepler — örneğin sigortalı hizmet süresinin tespiti — madde metninin dışında kalır; böyle bir talebi olan davacı, dosyasını açmadan önce görevli mahkemeyle birlikte bu ayrımı da avukatına doğrulatmalıdır.

2a — açık istisna

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında dava şartı uygulanmaz (7036 m.3/3). Bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılır. Aynı işçinin kıdem ve fazla çalışma alacakları ise dava şartına tabidir: tek dosyada iki rejim birden bulunabilir ve anahtarı her talep için ayrı çalıştırmanın sebebi budur.

İşe iadede ayrıca iki özel süre vardır ve ikisi de 4857 sayılı İş Kanunu m.20’den gelir: iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır; anlaşmaya varılamazsa dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde açılır. Bu süreler arabuluculuğun kendi üç haftalık süresinden ayrıdır ve onunla karıştırılmamalıdır.

Ticari davalar (TTK m.5/A)

Ticari davalarda dava şartı 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girdi. TTK m.5/A, dava şartını iki koşulun BİRLİKTE gerçekleşmesine bağlar: uyuşmazlık ticari dava olacak (TTK m.4 ya da başka bir kanun uyarınca) ve talebin konusu bir miktar paranın ödenmesi olacak. İkisinden biri yoksa dava şartı yoktur.

Kapsamdaki dava türleri madde metninde sayılıdır: alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat. Son üçü 2023 değişikliğiyle açıkça eklendi; öncesinde uygulamada tartışmalıydı ve bir icra dosyasında hangi davanın şarta tabi olduğu mahkemeden mahkemeye değişebiliyordu.

Ticari taleplerin dava şartı arabuluculuk karşısındaki durumu
Talep Dava şartı Anahtar satırı
Ticari alacağın tahsili Var 9a
Ticari sözleşmeden doğan tazminat Var 9a
İtirazın iptali davası Var 9a
Menfi tespit ve istirdat davası Var 9a
Haksız rekabetin tespiti ve men’i Yok 9b
Genel kurul kararının iptali Yok 9b
Şirketin feshi ve tasfiyesi Yok 9b
Tahkim şartı bulunan uyuşmazlık Yok

Ticari dalın asıl farkı süredir: arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır ve bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Diğer kümelerdeki üç haftalık süre burada uygulanmaz; üç hafta dolduğunda dava açan taraf, henüz sonuçlanmamış bir süreçle karşı karşıyadır.

Kira, ortaklık, kat mülkiyeti, komşu hakkı (6325 m.18/B)

6325 sayılı Kanun’a 2023’te eklenen m.18/B, dava şartı arabuluculuğu dört yeni kümeye yaydı ve 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girdi:

  • Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler HARİÇ. Kira bedelinin tespiti, kira alacağı ve tahliye davası kapsamdadır.
  • Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi. İzale-i şüyu davaları da bu kümededir.
  • Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar. Aidat alacağı, ortak yer kullanımı, yönetim planı uyuşmazlıkları (634 sayılı Kanun).
  • Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. Taşkın kullanım, el atmanın önlenmesi gibi komşuluk hukuku talepleri (TMK m.737 vd.).

Bu kümede sürece 6325 m.18/A’nın genel usulü uygulanır: arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır ve süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, değerine ve miktarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.4/1-a).

Tüketici uyuşmazlıkları (6502 m.73/A)

Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; kural 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A ile 2020’de getirildi. Dikkat edilecek nokta şudur: şart mahkemeye bağlıdır, tüketici sıfatına değil. Uyuşmazlık tüketici hakem heyetinin görev alanındaysa arabulucuya değil, heyete başvurulur.

Maddenin saydığı istisnalar şunlardır: tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar; hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar; tüketici örgütleri, ilgili kamu kurumları ve Bakanlıkça açılan davalar; üretimin veya satışın durdurulması ile malın toplatılması davaları; bir de tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar. Süre üç hafta, uzatma en fazla bir haftadır.

6502 sayılı Kanun bu sayfanın kaynak listesinde bağlantısıyla yer almaz. Sebebi bir ihmal değil: bu sayfalar yalnız adresi tek tek doğrulanmış mevzuata bağlantı verir. Doğrulanmamış bir adres 404 verse bile sayfayı “kaynaklı” gösterir ve bu, kaynak vermemekten kötüdür. Kanun bu yüzden adıyla ve madde numarasıyla anılıyor.

Aile hukuku ve elverişlilik sınırı

Aile hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı değildir. Bunun sebebi bir tercih değil, kanunun kapı ölçüsüdür: 6325 sayılı Kanun m.1/2, kanunun yalnız tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanacağını söyler.

Boşanmanın kendisi, velayet ve soybağı gibi konularda hâkim kararı zorunludur ve taraflar sonuç üzerinde serbestçe tasarruf edemez; bu talepler arabuluculukla çözülemez. Buna karşılık mal rejiminin tasfiyesinden doğan katkı ve katılma alacağı gibi malvarlığına ilişkin talepler tarafların tasarruf alanındadır ve ihtiyari arabuluculuğa konu olabilir — ama yine zorunlu değildir.

Aynı fıkranın ikinci cümlesi kesin bir yasak koyar: aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Bu, süreç isteğe bağlı olsa bile aşılamayan bir sınırdır.

İhtiyari arabuluculuk ve elverişsiz uyuşmazlıklar

Anahtarın hiçbir dava şartı dalına düşmeyen uyuşmazlıklarında arabuluculuk yolu kapalı değildir, yalnız zorunlu değildir. Taraflar dava açılmadan önce ya da dava görülürken arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilir; mahkeme de tarafları bilgilendirip arabuluculuğa teşvik edebilir (6325 m.13).

İhtiyari süreçte tarafların elde ettiği sonuç zayıf değildir: taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır (6325 m.18). Yani anlaşma, doğrudan icraya konulabilir bir belgeye dönüşür.

Elverişsiz uyuşmazlıklar ise ayrı bir gruptur ve orada arabuluculuk hiç işlemez: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular, çekişmesiz yargı işleri (HMK m.382 — karşı taraf ve çekişme yoktur), idari yargı uyuşmazlıkları ve ceza yargılaması. Anahtarın 10b satırı bu gruba iner.

Süreler: üç hafta mı, altı hafta mı?

Sürenin başlangıcı en sık yanlış sayılan noktadır: süre büroya başvuru gününden değil, arabulucunun GÖREVLENDİRİLDİĞİ günden işlemeye başlar. Büro başvuruyu aldıktan sonra komisyon listesinden arabulucu belirler; iki tarih arasında birkaç gün olabilir ve bu günler süreye dâhil değildir.

Uyuşmazlık kümesine göre arabuluculuk süresi ve uzatma
Küme Süre Uzatma Dayanak
İş uyuşmazlıkları 3 hafta En fazla 1 hafta 7036 m.3
Ticari davalar 6 hafta En fazla 2 hafta TTK m.5/A
Kira · ortaklık · kat mülkiyeti · komşu hakkı 3 hafta En fazla 1 hafta 6325 m.18/A-18/B
Tüketici uyuşmazlıkları 3 hafta En fazla 1 hafta 6502 m.73/A

Zorunlu süreç bir hak kaybına yol açmaz: arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 m.18/A). Bu, dava şartının bir yan etkisi değil, kanunun bilinçli çözümüdür — aksi hâlde zorunlu tutulan aşamanın kendisi hakkı yerdi.

Son tutanak, kesin süre ve usulden ret

Dava şartının yerine getirildiğini ispatlayan tek belge son tutanaktır. Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu noktada iki ayrı sonuç doğar ve ikisi karıştırılır:

Arabulucuya başvurulmuş, ama tutanak dilekçeye eklenmemiş

Mahkeme, son tutanağın BİR HAFTALIK KESİN SÜRE içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren bir davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa TEBLİĞE ÇIKARILMAKSIZIN davanın usulden reddine karar verilir.

Kurtarılabilir — bir hafta içinde tutanak sunulursa dava yürür.

Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açılmış

Arabulucuya başvurulmadığının anlaşılması hâlinde HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILMAKSIZIN davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bir haftalık kesin süre bu hâlde tanınmaz.

Kurtarılamaz — eksiklik yargılama sırasında tamamlanamaz.

Usulden ret esasa ilişkin bir karar değildir; dava yeniden açılabilir. Ama bedelsiz değildir: reddedilen davada yargılama gideri ve karşı vekâlet ücreti doğar, geçen süre boyunca alacak muaccel kalır ve arabuluculuk aşaması yeniden işletilmek zorundadır. Dava şartlarının genel çerçevesi HMK m.114-115’te düzenlenmiştir; m.114/2 “diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır” diyerek bu özel rejimlere yol açar.

Bir yaptırım daha vardır ve doğrudan cebinizden çıkar: geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki taraf da katılmamışsa yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır (6325 m.18/A · 7036 m.3).

Kapsam dışı kalan hâller

Anahtarın sonuç satırlarına girmeyen ama sık sorulan hâller aşağıda toplandı. Ortak noktaları şudur: hiçbiri “dava şartı yok” demek değil, ortada dava şartının uygulanacağı bir dava yok demektir.

Dava şartı arabuluculuğun uygulanmadığı hâller ve dayanakları
Hâl Neden kapsam dışı Dayanak
İhtiyati tedbir Dava değil, geçici hukuki korumadır; arabuluculuk sürerken de istenebilir HMK m.389 vd.
İhtiyati haciz Dava değil, geçici hukuki korumadır İİK m.257 vd.
Delil tespiti Bir talebin karara bağlanmasını değil, delilin korunmasını amaçlar HMK m.400 vd.
Çekişmesiz yargı işleri Karşı taraf ve çekişme yoktur; uzlaştırılacak bir uyuşmazlık doğmaz HMK m.382
İlamsız icra takibi başlatmak Arabuluculuk DAVA şartıdır, takip şartı değildir 6325 m.18/A
Kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesi Madde metninde açıkça ayrık tutulmuştur 6325 m.18/B
İş kazası ve meslek hastalığı tazminatı Madde metninde açıkça ayrık tutulmuştur 7036 m.3/3
Tüketici hakem heyetinin görev alanı Uyuşmazlık mahkemede değil, heyette görülür 6502 m.73/A
Tahkim şartı bulunan uyuşmazlık Başka bir zorunlu uyuşmazlık çözüm yolu vardır 6325 m.18/A · TTK m.5/A
Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlık Arabuluculuğa elverişli değildir 6325 m.1/2

Geçici hukuki korumalarda bir uyarı gerekir: ihtiyati haciz kararı uygulandıktan sonra alacaklının süresi içinde dava açması ya da takip başlatması gerekir (İİK m.264). Bu kısa sürenin, dava şartı arabuluculuğun üç ya da altı haftalık süresiyle nasıl bağdaştırılacağı uygulamada tartışmalıdır. Bu sayfa o tartışmada taraf tutmaz; ihtiyati haciz almış bir alacaklının bu adımı avukatıyla planlaması gerekir.

Sık sorulan sorular

Zorunlu arabuluculuk hangi davalarda var?
Dört ana kümede: (1) kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalar (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3); (2) ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları (TTK m.5/A); (3) kira ilişkisinden, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesinden, kat mülkiyetinden ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar (6325 sayılı Kanun m.18/B); (4) tüketici mahkemesinde görülecek tüketici uyuşmazlıkları (6502 sayılı Kanun m.73/A). Bu kümelerin dışındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk ihtiyaridir.
Arabuluculuk ne kadar sürer, uzatılabilir mi?
İki ayrı süre rejimi vardır ve karıştırılması pahalıdır. Kural olarak arabulucu, yapılan başvuruyu GÖREVLENDİRİLDİĞİ TARİHTEN itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır ve bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir (6325 sayılı Kanun m.18/A; iş uyuşmazlıkları için 7036 m.3). Ticari davalarda ise süre ALTI HAFTA olup zorunlu hâllerde en fazla İKİ HAFTA uzatılabilir (TTK m.5/A). Süre büroya başvuru gününden değil, arabulucunun görevlendirildiği günden işlemeye başlar.
Son tutanağı dava dilekçesine eklemezsem ne olur?
Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme, son tutanağın BİR HAFTALIK KESİN SÜRE içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren bir davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir (6325 m.18/A · 7036 m.3).
Arabulucuya hiç başvurmadan dava açarsam ne olur?
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILMAKSIZIN davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Buradaki eksiklik sonradan tamamlanabilir bir eksiklik gibi işlem görmez: son tutanağın eklenmemesi hâlindeki bir haftalık kesin süre, arabulucuya HİÇ başvurmamış olan davacıya tanınmaz. Usulden ret esasa ilişkin bir karar olmadığı için dava yeniden açılabilir, ancak bu arada yargılama giderleri ve vekâlet ücreti doğar.
Ticari davalarda arabuluculuk her talepte zorunlu mu?
Hayır. TTK m.5/A dava şartını yalnız KONUSU BİR MİKTAR PARANIN ÖDENMESİ olan taleplere bağlar: alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları. Para ödenmesine yönelik olmayan ticari talepler — örneğin haksız rekabetin tespiti ve men’i, bir genel kurul kararının iptali, fesih ve tasfiye talepleri — dava şartı arabuluculuğun kapsamı dışındadır ve doğrudan dava açılabilir. Menfi tespit ile istirdat davaları 2023 değişikliğiyle açıkça kapsama alınmıştır.
İş kazasından doğan tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Değil. 7036 sayılı Kanun m.3/3 açıkça istisna getirir: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılır. Aynı işçinin kıdem, ihbar ve fazla çalışma alacakları ise dava şartına tabidir — yani tek bir dosyada iki rejim birden bulunabilir.
Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu mu?
Evet, 1 Eylül 2023’ten itibaren. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler HARİÇ olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B). Kira tespit davası da bu kapsamdadır. Sık görülen bir karışıklık: dava şartı arabuluculuk ilk kez iş uyuşmazlıkları için getirilmişti (7036 sayılı Kanun); kira uyuşmazlıklarının dayanağı o kanun DEĞİLDİR.
Tüketici uyuşmazlığında arabuluculuk zorunlu mu?
Tüketici MAHKEMESİNDE görülecek uyuşmazlıklarda zorunludur (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A). Ancak dört grup istisnadır: tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, tüketici örgütleri ile Bakanlıkça açılan davalar ve üretimin durdurulması davaları, bir de tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın AYNINDAN doğan uyuşmazlıklar. Yani parasal sınırın altındaki bir uyuşmazlıkta arabulucuya değil, hakem heyetine başvurulur.
Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı işler mi?
İşlemez. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı DURUR ve hak düşürücü süre İŞLEMEZ (6325 sayılı Kanun m.18/A). Bu, dava şartının bir yan etkisi değil, kanunun bilinçli çözümüdür: aksi hâlde zorunlu tutulan bir sürecin kendisi hak kaybına yol açardı. Süreye ilişkin özel düzenlemeler saklıdır — örneğin işe iade talebinde arabuluculuğa başvuru fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılır ve anlaşmama hâlinde dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılır (4857 sayılı İş Kanunu m.20).
İlk toplantıya katılmazsam bir yaptırımı var mı?
Var ve doğrudan cebinizden çıkar. Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaz ve arabuluculuk faaliyeti bu sebeple sona ererse, katılmayan taraf son tutanakta belirtilir; bu taraf açılacak davada KISMEN VEYA TAMAMEN HAKLI ÇIKSA BİLE yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki taraf da katılmamışsa yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır (6325 m.18/A · 7036 m.3).
İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz için de arabuluculuk şart mı?
Hayır. İhtiyati tedbir (HMK m.389 vd.) ve ihtiyati haciz (İİK m.257 vd.) birer dava değil, geçici hukuki korumadır; dava şartı arabuluculuk bunların talep edilmesine engel olmaz ve arabuluculuk süreci devam ederken de istenebilir. Ancak tedbir ya da haciz kararının ardından esas hakkında dava açılması gerektiğinde dava şartı yeniden devreye girer. İhtiyati hacizde İİK m.264’teki kısa süre ile arabuluculuk süresinin nasıl bağdaştırılacağı tartışmalıdır; bu noktada kararı avukatınızla verin.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Taraflar anlaşamazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan kısım, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde ödenir. Anlaşma sağlanırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir ve anlaşılan miktar üzerinden hesaplanır (6325 sayılı Kanun m.18/A). Tutarlar her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre değişir; bu sayfa rakam basmaz, çünkü yürürlükteki tarife bu makineden doğrulanamıyor.
Tahkim şartı varsa arabuluculuk yine zorunlu mu?
Hayır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu ya da taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz (6325 sayılı Kanun m.18/A; ticari davalar için TTK m.5/A’da da aynı yönde hüküm vardır). Sözleşmeye konan bir tahkim şartı bu yüzden yalnız yargılamanın yerini değil, dava öncesi zorunlu aşamayı da değiştirir.
İcra takibi başlatmak için de arabulucuya gitmek gerekir mi?
Gerekmez. Arabuluculuk DAVA şartıdır, takip şartı değildir: ilamsız icra takibi arabulucuya başvurmadan başlatılabilir. Ancak borçlu ödeme emrine itiraz eder ve alacaklı itirazın iptali davası açmak isterse, uyuşmazlık ticari dava ya da iş uyuşmazlığı niteliğindeyse dava şartı arabuluculuk o aşamada devreye girer. Menfi tespit ve istirdat davaları da ticari davalarda kapsamdadır (TTK m.5/A).

Kaynaklar ve dayanak

Son güncelleme: 29 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.

Arabuluculuk aşamasının evrakı da dosyanın parçasıdır

Korinsa, arabuluculuk başvurusundan son tutanağa kadar üretilen evrakı dava dosyasıyla aynı yerde tutar: tutanağı okur, tarafları ve tarihleri çıkarır, dava dilekçesi taslağını yazar ve dosyada kimin neyi gördüğünü kayıt altına alır.

Devamı için

Araçlar Tüketici Hakem Heyeti Sınırı: Tutara Göre Hangi Mercie Başvurulur? Uyuşmazlık tutarını ve o yıl geçerli parasal sınırı girin; başvurunun tüketici hakem heyetine mi tüketici mahkemesine mi yapılacağını, itiraz süresini ve arabuluculuk şartını gerekçesiyle görün. Rehber Kira tespit davası ve tahliye: hangi sebeple, hangi süreyle, hangi mahkemede Tahliye sebebini seçin; gereken ihtar, dava açma süresinin son günü, görevli mahkeme ve üç yıllık yeniden kiralama yasağı maddesiyle çıksın. Kira tespitinde beş yıl kuralı ayrı sekmede. Rehber İş sözleşmesinin feshi: haklı neden, geçerli neden ve adım adım prosedür Haklı nedenle fesih derhal, geçerli nedenle fesih bildirimlidir. Kıdeme göre 2-8 haftalık bildirim süresi, savunma zorunluluğu, 6 iş günlük hak düşürücü süre, tazminat kalemleri ve işe iade süresi. Araçlar Hukuki Süre Hesaplama: Son Gün Ne Zaman Biter? Tebliğ tarihinden itibaren istinaf, temyiz, cevap ve itiraz sürelerinin son gününü hesaplayın. HMK m.92-94 kuralları, resmî tatiller ve adli tatil uzaması dâhil. Rehber Ödeme emrine itiraz: yedi gün, itirazın iptali ve itirazın kaldırılması Ödeme emrine itiraz süresi ilamsız takipte yedi, kambiyo takibinde beş gündür. Tebliğ tarihini girin; son gün, takibin durup durmadığı ve alacaklının bir yıllık, altı aylık süreleri çıksın. Sözlük İtirazın İptali Davası Nedir? Bir Yıllık Süre, Görevli Mahkeme ve İcra İnkâr Tazminatı İtirazın iptali davası, duran ilamsız takibi sürdürmek için itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır (İİK m.67). İcra inkâr tazminatı hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Sözlük İhtarname Nedir? Noter Şartı, Zorunlu Olduğu Hâller ve Doğurduğu Sonuçlar İhtarname, muhataba ulaştığı anda hüküm doğuran yazılı bildirimdir. Noter şartı kural değildir; kira temerrüdünde yazılı şekil, tacirler arasında noter veya KEP aranır. İhtar zamanaşımını kesmez.