İçeriğe atla
Korinsa

İcra ve alacak · İİK m.67

İtirazın İptali Davası Nedir? Bir Yıllık Süre, Görevli Mahkeme ve İcra İnkâr Tazminatı

Ödeme emrine itiraz edildi ve takip durdu. Alacaklının önünde iki kapı, iki ayrı süre ve koşulları birbirine karıştırılan bir tazminat var. Bu sayfa dördünü de rakamıyla ve dayandığı maddesiyle gösterir.

İcra ve alacak Güncelleme: 28 Ağustos 2026 11 dakikalık okuma
1 yıl

İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren itirazın iptali davasını açma süresi. Hak düşürücüdür: kaçırılırsa esasa girilmeden reddedilir. İİK m.67/1

İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibine yapılan itiraz yüzünden duran takibi sürdürebilmek için alacaklının genel mahkemede açtığı davadır. Mahkeme borcun varlığını genel hükümlere göre inceler; itirazı haksız bulursa iptal eder ve takip, yeniden başlatılmadan kaldığı yerden devam eder.

Elinde İİK m.68 anlamında bir belge olan alacaklının ikinci bir kapısı daha vardır: icra mahkemesinden itirazın kaldırılması. O kapı daha hızlıdır ama daha dardır ve altı ay içinde çalınmalıdır. Hangi kapının açık olduğunu yandaki kutu söyler.

Yol ve süre karar kutusu

Girdiğiniz hiçbir bilgi sunucuya gönderilmez; hesap tarayıcınızda yapılır.

Kısa cevap

İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibine yapılan itiraz yüzünden duran takibi sürdürebilmek için alacaklının genel mahkemede açtığı davadır ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (İİK m.67); bu süre hak düşürücüdür. Alacaklının elinde İİK m.68 anlamında bir belge varsa — imzası ikrar edilmiş adi senet, imzası noterlikçe onaylı senet ya da resmî makamların usulünce verdiği bir belge — altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını da isteyebilir; iki yol seçimliktir ve tercih alacaklınındır. Dava kabul edilirse itiraz iptal olunur ve takip yeniden başlatılmadan kaldığı yerden devam eder. Borçlunun itirazı haksız görülürse, karşı tarafın talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir; yüzde yirmi kanunun TABANIDIR, miktarın takdiri mahkemeye aittir ve Yargıtay uygulamasında tazminat için alacağın likit olması aranır.

7 gün

Borçlunun ödeme emrine itiraz süresi. Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. İİK m.62 · m.66

Yedi gün: itiraz takibi durdurur

İlamsız takipte icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir (İİK m.62). Süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur (İİK m.66): haciz istenemez, satış yapılamaz, dosya olduğu yerde kalır.

Duran takip düşmüş takip değildir. Ortadan kalkması için alacaklının hareketsiz kalması ve aşağıdaki iki süreden ikisini birden geçirmesi gerekir. Alacaklının süresi, itiraz dilekçesinin icra dairesince kendisine tebliğ edildiği gün işlemeye başlar — takibin durduğunu dosyayı açıp görmek tebliğ yerine geçmez.

Borca itiraz

Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı ileri sürülür. Sebep bildirilmesi şart değildir.

İmzaya itiraz

Adi senetteki imzanın borçluya ait olmadığı ileri sürülür. Ayrıca ve açıkça belirtilmelidir.

Yetki itirazı

İcra dairesinin yetkisiz olduğu ileri sürülür; esasa ilişkin itirazla birlikte yapılabilir.

Ayrımın pratik sonucu şudur: borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında — alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında — itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez İİK m.63. İtirazın iptali davasında ise yargılama genel hükümlere göre yürür ve inceleme senet metniyle sınırlı kalmaz.

2 yol

İkisi de takibi canlandırır ama biri dava, diğeri takip hukuku talebidir. Belge varsa seçim alacaklınındır. İİK m.67 · m.68

İki yol: iptal mi, kaldırma mı?

En sık yapılan hata bu ikisini aynı şey sanmaktır. Adları benzer, sonuçları benzer, ama mahkemesi, süresi, delil rejimi ve verdiği hükmün değeri farklıdır. Elinde m.68 belgesi olan alacaklı ikisinden birini seçebilir; belgesi olmayanın tek yolu itirazın iptali davasıdır.

İtirazın iptali davası ile itirazın kaldırılmasının karşılaştırması
Ölçüt İtirazın iptali İtirazın kaldırılması
Nerede Genel mahkeme (asliye hukuk, ticaret, iş, sulh, tüketici) İcra mahkemesi
Süre Bir yıl — İİK m.67/1 Altı ay — İİK m.68/1
Ön koşul Belge şartı yok İİK m.68’de sayılan belgelerden biri şart
Deliller Genel hükümler; tanık dâhil her türlü delil Yalnız belge; sınırlı ve hızlı inceleme
Hükmün değeri Eda davasıdır, maddi anlamda kesin hüküm oluşturur Takip hukukuna ilişkindir, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz
Arabuluculuk Alacağın kaynağına göre dava şartı olabilir Dava değil; dava şartı arabuluculuk aranmaz
İnkâr tazminatı Yüzde yirmiden az olmamak üzere — İİK m.67/2 Yüzde yirmiden az olmamak üzere — İİK m.68 son fıkra

Seçim tek yönlü bir kapı da değildir: itirazın kaldırılması talebi reddedilen alacaklı, bir yıllık süre dolmamışsa itirazın iptali davası açabilir. Çünkü icra mahkemesinin kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz; yalnız takip hukuku bakımından sonuç doğurur.

6 ay

İtirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden isteme süresi. Geçirilirse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz. İİK m.68/1

Altı ay: itirazın kaldırılması penceresi

İİK m.68, bu yolu belgeye bağlar. Alacaklının takibi aşağıdaki belgelerden birine dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; talep, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.

  • İmzası ikrar edilmiş adi senet

    Borçlunun imzayı inkâr etmediği ya da daha önce ikrar ettiği adi senetler.

  • İmzası noterlikçe onaylı senet

    Noter huzurunda imzalanan ya da imzası onaylanan belgeler.

  • Resmî makam belgesi

    Resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdiği makbuz ya da belgeler.

  • Kredi kurumu belgeleri

    Krediyi kullandıran kurumla borçlu arasındaki ilişkiyi gösteren, İİK m.68/b’de tanımlanan belgeler.

Sürenin yaptırımı sert: bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz İİK m.68/1. Buna karşılık altı ayın dolması, bir yıllık dava süresini tüketmez: m.67 penceresi açıksa itirazın iptali davası hâlâ açılabilir.

Borçlu imzayı inkâr etmişse yol değişir: alacaklı, adi senede dayanarak icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını ister İİK m.68/a. Geçici kaldırma kararı üzerine borçlu yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir İİK m.69. İmzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa alacaklı, borçlunun talebi üzerine tazminata mahkûm edilir; imzayı haksız yere inkâr eden borçlu için de aynı yönde bir yaptırım öngörülmüştür.

+1 gün

Tebliğ günü hesaba katılmaz; süre ertesi günden işlemeye başlar ve mukabil günde biter. İİK m.19

Süre nasıl hesaplanır?

İcra ve iflas hukukunda sürelerin hesabı İİK m.19’dadır ve dört cümleden ibarettir. Karar kutusu tam olarak bu dört cümleyi uygular:

  1. 1

    İlk gün sayılmaz

    Gün, ay ve sene olarak belirlenen süreler tebliğ gününün ertesi gününden itibaren hesaplanır.

    İİK m.19/1

  2. 2

    Hafta: mukabil gün

    Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter.

    İİK m.19/2

  3. 3

    Ay ve sene: mukabil gün

    Ay veya sene olarak belirlenen süre, başladığı güne son ay ya da sene içindeki mukabil günün tatil saatinde biter; mukabil gün yoksa ayın son gününde sona erer.

    İİK m.19/3

  4. 4

    Son gün tatilse kayar

    Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili takip eden günde biter.

    İİK m.19/4

Örnek: 10 Mart 2026 Salı günü tebliğ edilen itiraz

İİK m.19’a göre adım adım süre hesabı
Adım Gün Dayanak
İtirazın tebliği 10 Mart 2026 Salı İİK m.67/1
Süre işlemeye başlar 11 Mart 2026 Çarşamba İİK m.19/1
İtirazın kaldırılması son günü (6 ay) 11 Eylül 2026 Cuma İİK m.68/1 · m.19/3
İtirazın iptali son günü (1 yıl) 11 Mart 2027 Perşembe İİK m.67/1 · m.19/3

Adli tatil bu sayfada uygulanmaz. HMK m.104’teki bir haftalık uzama usul sürelerine ilişkindir; İİK m.67’deki bir yıl ise hak düşürücü süredir ve uzamayacağı kabul edilir. Tartışmalı bir uzamayı hesaba gömmek, okuyucuya kendisinin bilmediği bir riski taşıtmak olurdu — bu yüzden uzama uygulanmaz ve uygulanmadığı açıkça yazılır.

Arabuluculuk süreyi durdurur. Dava şartı arabuluculukta, büroya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez 6325 s.K. m.18/A. Bir yıllık pencere bu koruma altındadır; ancak korumanın ispatı başvuru ve son tutanak tarihlerinin dosyada bulunmasına bağlıdır.

5 kapı

İtirazın iptali davası alacağın kaynağına göre beş ayrı mahkemeden birinde açılır. Görev dava şartıdır, taraflar anlaşarak değiştiremez. HMK m.1 · m.2

Görevli mahkeme ve arabuluculuk

İtirazın iptali davası genel mahkemelerde açılır; hangisinde açılacağı davanın konusunu oluşturan alacağın kaynağına bağlıdır. Yanlış mahkemede açılan dava esasa girilmeden görev yönünden reddedilir ve bu arada bir yıllık pencere kapanabilir.

Alacağın kaynağına göre görevli mahkeme ve arabuluculuk dava şartı
Alacağın kaynağı Görevli mahkeme Arabuluculuk Dayanak
Genel (adi iş) Asliye hukuk mahkemesi Dava şartı değil HMK m.2/1
Ticari alacak Asliye ticaret mahkemesi Dava şartı TTK m.4, m.5, m.5/A
Tüketici işlemi Tüketici mahkemesi Dava şartı 6502 s.K. m.73, m.73/A
Kira ilişkisi Sulh hukuk mahkemesi Dava şartı HMK m.4/1-a · 6325 s.K. m.18/B
İşçilik alacağı İş mahkemesi Dava şartı 7036 s.K. m.3, m.5

Arabuluculuk yalnız davaya bakar. Dava şartı arabuluculuk, adı üstünde, bir dava için öngörülmüştür. İtirazın kaldırılması ise dava değil, icra mahkemesinden istenen bir takip hukuku talebidir; icra mahkemesine başvurmadan önce arabulucuya gidilmesi gerekmez. Elinde m.68 belgesi olan alacaklı için bu, altı aylık yolun ikinci hız avantajıdır.

Yetki ayrı bir sorudur. Görev mahkemenin türünü, yetki ise yerini belirler: kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir HMK m.6, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir HMK m.10. İtirazın kaldırılmasında ise merci sabittir: takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi.

İki nokta yıla bağlıdır ve bu sayfada rakamla yazılmaz: asliye ticaret mahkemesinde tek hâkim ile heyet arasındaki parasal sınır ve istinaf/temyiz için aranan parasal sınırlar her yıl yeniden değerlenir. Güncel değeri dava tarihindeki resmî metinden doğrulayın; bu sayfaya bir rakam yazmak, bir yıl sonra yanlış olmayı göze almak olurdu.

%20 taban

Kanunun lafzı: hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden AŞAĞI OLMAMAK üzere. Tavan değil, taban. İİK m.67/2

Yüzde yirmi: icra inkâr tazminatı

İcra inkâr tazminatı, haksız yere itiraz ederek takibi durduran borçluya yüklenen bir yaptırımdır. Kanun metni bir oran değil, bir alt sınır koyar: borçlu, karşı tarafın talebi üzerine, iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir.

Bu cümlenin iki sonucu var ve ikisi de sık atlanır. Birincisi: yüzde yirmi asgari orandır; mahkeme daha yükseğine hükmedebilir. İkincisi: miktarın takdiri mahkemeye aittir — kanun ölçütleri sayar, sonucu saymaz. Dolaşımdaki “inkâr tazminatı yüzde yirmidir” cümlesi bu yüzden yarım doğrudur.

Borçlu aleyhine

İtirazın haksızlığına karar verilmesi yeterlidir; ayrıca kötü niyet aranmaz. Tazminat, hükmolunan meblağ üzerinden hesaplanır.

İİK m.67/2

Alacaklı aleyhine

Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı, borçlunun talebi üzerine reddedilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Ölçü simetrik değildir: burada kötü niyet şarttır.

İİK m.67/2

İtirazın kaldırılmasında da karşılığı vardır: talebin kabulü hâlinde borçlu, reddi hâlinde alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir İİK m.68 son fıkra. Borçlu menfi tespit ya da istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve dava lehine sonuçlanan taraf bakımından daha önce hükmedilen tazminat kalkar.

5 koşul

Dördü kanundan, biri içtihattan gelir. Beşi birlikte gerçekleşmeden tazminata hükmedilmez. İİK m.67

Tazminat hangi koşulda doğar?

En sık düşülen tuzak dördüncü sıradadır ve kanunda yazmaz. Aşağıdaki listede her koşulun kaynağı ayrıca işaretlidir; kanundan geleni ile içtihattan geleni aynı tonda yazmak, kanunda olmayan bir cümleyi kanun gibi göstermek olurdu.

  1. 1

    Geçerli bir ilamsız takip ve süresinde itiraz

    Takip hiç yapılmamışsa ya da itiraz süresinde değilse ortada bir “inkâr” yoktur; tazminat da doğmaz.

    Kanun İİK m.62 · m.66

  2. 2

    Karşı tarafın talebi

    Mahkeme kendiliğinden hükmedemez. İİK m.67/2 “diğer tarafın talebi üzerine” der; dilekçede talep edilmemişse tazminat yoktur.

    Kanun İİK m.67/2

  3. 3

    İtirazın haksızlığına karar verilmesi

    Davanın kabulü gerekir. Kısmen kabulde tazminat, yalnız hükmolunan meblağ üzerinden hesaplanır.

    Kanun İİK m.67/2

  4. 4

    Alacağın likit olması

    Borçlunun, itiraz anında alacağın varlığını ve miktarını kendi bilgisiyle, ayrı bir yargılamaya gerek kalmadan belirleyebilecek durumda olması aranır. Bu koşul kanun metninde geçmez; Yargıtay uygulamasıyla yerleşmiştir.

    İçtihat Kanun metninde yok

  5. 5

    İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı değilse

    İtiraz eden bu kişilerden biriyse borçlu hakkında tazminata hükmolunması ayrıca kötü niyetin ispatına bağlıdır.

    Kanun İİK m.67/3

Likidite koşulu pratikte belge durumuyla örtüşür: senede bağlı bir alacakta borçlu borcun miktarını zaten bilir, dolayısıyla koşul kural olarak gerçekleşir. Buna karşılık miktarı yargılama sonucunda belirlenen taleplerde — kusur oranına, bilirkişi hesabına ya da takdire bağlı alacaklarda — tazminat kapısı çoğu zaman kapalı kalır. Bu, davanın kaybedildiği anlamına gelmez; yalnız tazminat kalemi düşer.

3 sonuç

Kabul, kısmen kabul, red. Üçünün de takip dosyasında ayrı bir karşılığı vardır. İİK m.67 · m.72

Dava sonuçlanınca ne olur?

Dava kabul edilirse

İtiraz iptal edilir ve duran takip, yeni bir takip talebine gerek olmadan kaldığı yerden devam eder. Alacaklı haciz isteyebilir. Talep varsa ve koşulları gerçekleşmişse borçlu, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir; yargılama gideri ve vekâlet ücreti de borçluya yüklenir.

Dava kısmen kabul edilirse

Takip, yalnız kabul edilen kısım bakımından devam eder. İnkâr tazminatı da tüm takip tutarı üzerinden değil, HÜKMOLUNAN meblağ üzerinden hesaplanır. Reddedilen kısım bakımından alacaklının kötü niyeti ayrıca değerlendirilir.

Dava reddedilirse

İtiraz yerinde görülmüş olur ve takip son bulur. Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, borçlunun talebi üzerine reddedilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, ödediği bir tutar varsa ayrıca istirdat davası açabilir.

Borçlunun kendi hamlesi de vardır: takipten önce ya da sonra menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir; borç ödendikten sonra ise istirdat davası yoluna gider İİK m.72. İtirazın iptali davası derdestken aynı alacak için açılan menfi tespit davası, aynı uyuşmazlığın iki dosyada görülmesi anlamına geldiğinden birleştirme gündeme gelir.

Takip devam ederken alacağa işleyecek faizin türü ve oranı ayrı bir sorudur: sözleşmede kararlaştırılan bir oran yoksa kanuni faiz, ticari işlerde ise avans faizi uygulanır 3095 s.K.. Takip talebindeki faiz türü yanlış seçilmişse itirazın iptali davası bu hatayı kendiliğinden düzeltmez.

12 soru

Bu terim hakkında en çok sorulanlar. Cevaplar kapalı hâlde de okunabilir; gizlenen içerik yoktur.

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali davası kaç günde açılır?
Gün değil, yıl olarak sayılır: itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren BİR YIL (İİK m.67/1). Bu bir hak düşürücü süredir; kaçırıldığında mahkeme davayı esasa girmeden reddeder. Süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (İİK m.67/4), ancak o davada duran takip canlanmaz ve icra inkâr tazminatı istenemez.
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?
İtirazın iptali genel mahkemede açılan bir eda davasıdır: her türlü delille ispat yapılabilir, verilen hüküm maddi anlamda kesin hüküm oluşturur ve süresi bir yıldır (İİK m.67). İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden istenen bir takip hukuku talebidir: yalnız İİK m.68’de sayılan belgelerle sınırlı inceleme yapılır, karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ve süresi altı aydır (İİK m.68/1). Elinde m.68 belgesi olan alacaklı ikisi arasında seçim yapabilir.
İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?
Kanun bir oran değil bir TABAN koyar: hükmolunan meblağın “yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere” (İİK m.67/2). Yani yüzde yirmi asgari sınırdır; mahkeme iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre daha yüksek bir tazminata da hükmedebilir. Miktarın takdiri mahkemeye aittir ve tazminata kendiliğinden değil, ancak talep üzerine hükmedilir.
İcra inkâr tazminatı için alacağın likit olması şart mı?
Kanun metninde böyle bir şart yoktur; likidite koşulu Yargıtay uygulamasıyla yerleşmiştir. Aranan şey, borçlunun itiraz anında alacağın varlığını ve miktarını kendi bilgisiyle, ayrı bir yargılamaya gerek kalmadan belirleyebilecek durumda olmasıdır. Senede bağlı alacaklarda bu koşul kural olarak gerçekleşir; miktarı yargılama sonucu belirlenen tazminat ve benzeri taleplerde ise tazminat kapısı çoğu zaman kapalı kalır.
Dava kabul edilirse yeniden icra takibi yapmak gerekir mi?
Gerekmez; itirazın iptali davasının asıl kazancı budur. İtiraz iptal edilince duran takip kaldığı yerden devam eder ve alacaklı yeni bir takip talebi vermek, yeniden harç yatırmak zorunda kalmaz. Genel hükümlere göre açılan bir alacak davasında ise elde edilen ilamla yeni bir ilamlı takip başlatmak gerekir.
İtirazın iptali davasında alacaklı da tazminata mahkûm olabilir mi?
Olabilir. İİK m.67/2 tazminatı çift yönlü düzenler: takibinde haksız ve KÖTÜ NİYETLİ görülen alacaklı, borçlunun talebi üzerine reddedilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Ölçü simetrik değildir: borçlu aleyhine tazminat için itirazın haksızlığı yeterliyken, alacaklı aleyhine tazminat için ayrıca kötü niyet aranır.
İtiraz eden mirasçı ya da vasi ise tazminat yine hükmedilir mi?
Hayır, koşul ağırlaşır. İİK m.67/3 uyarınca itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin ispatına bağlıdır. Gerekçesi açıktır: murisin ya da kısıtlının borcunu bilmeyen bir kişinin itirazı, kendi borcunu inkâr eden bir borçlununkiyle aynı ölçüde değerlendirilemez.
İtirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Alacağın kaynağına bağlıdır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda (TTK m.5/A), işçi ve işveren alacaklarında (7036 sayılı Kanun m.3), tüketici uyuşmazlıklarında (6502 sayılı Kanun m.73/A) ve kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (6325 sayılı Kanun m.18/B) arabuluculuk dava şartıdır ve itirazın iptali davası için de aranır. Buna karşılık itirazın KALDIRILMASI bir dava değil takip hukuku talebidir; icra mahkemesine başvurmadan önce arabulucuya gidilmesi gerekmez.
Arabuluculuk süreci bir yıllık süreyi durdurur mu?
Dava şartı arabuluculukta durdurur. 6325 sayılı Kanun m.18/A’ya göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İİK m.67’deki bir yıl hak düşürücü süre olduğu için bu koruma doğrudan uygulanır; yine de başvuru ve son tutanak tarihlerini dosyada belgelemek gerekir.
Bir yıllık sürenin son günü adli tatile rastlarsa uzar mı?
Bu sayfa böyle bir uzama uygulamaz. HMK m.104’teki bir haftalık uzama usul sürelerine ilişkindir; İİK m.67’deki bir yıl ise hak düşürücü süredir ve uzamayacağı kabul edilir. Buna karşılık İİK m.19/4 açıkça düzenlenmiştir: sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili takip eden günde biter. Tartışmalı bir uzamayı hesaba gömmektense sürenin son güne bırakılmaması doğru olandır.
Borçlu imzaya itiraz etmişse hangi yol izlenir?
Adi senetteki imza borçlu tarafından inkâr edilmişse alacaklı, icra mahkemesinden itirazın GEÇİCİ olarak kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68/a). Geçici kaldırma kararı üzerine borçlu, yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m.69). İtirazın iptali davası yolu bu ihtimalde de kapanmaz; bir yıllık süre içinde genel mahkemede dava açılabilir.
İtiraz alacaklıya hiç tebliğ edilmemişse süre işler mi?
İİK m.67 süreyi açıkça “itirazın tebliği tarihinden itibaren” başlatır; tebliğ yapılmamışsa sürenin işlemeye başladığından söz edilemez. Ancak bu, takibi izlememek için bir gerekçe değildir: tebliğin yapılıp yapılmadığı da, hangi tarihte yapıldığı da dosyadan denetlenmelidir. Süre savunması, tebliğ evrakının dosyada bulunmasıyla ayakta durur.

Kaynaklar ve dayanak

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.

Süreyi buldunuz — dosyayı da bir yerde tutmak lazım

Korinsa alacak dosyalarınızı tek yerde toplar: ödeme emrini ve itiraz evrakını okur, tarihlerini çıkarır, dava dilekçesi taslağını yazar ve dosyada kimin neyi gördüğünü kayıt altına alır.

Devamı için