İçeriğe atla
Korinsa

Sözlük · Süreler ve usul

İhtarname Nedir? Noter Şartı, Zorunlu Olduğu Hâller ve Doğurduğu Sonuçlar

İhtarname, bir kimsenin karşı tarafa bir hakkı kullandığını, bir talepte bulunduğunu ya da bir süre verdiğini bildiren, varması gerekli tek taraflı irade beyanıdır; gönderildiği anda değil MUHATABA ULAŞTIĞI anda hüküm doğurur. Kural şekil serbestliğidir (TBK m.12/1): noterden çekilmesi zorunlu değildir ve çoğu hâlde yalnız ispat kolaylığı sağlar. Zorunlu olduğu hâller kanunda tek tek sayılıdır — para borcunda borçluyu temerrüde düşüren şey ihtarın kendisidir (TBK m.117/1), kira bedeli ödenmezse kiracıya yazılı olarak en az otuz günlük süre verilmesi gerekir (TBK m.315), iki haklı ihtarla tahliyede ihtarların yazılı olması aranır (TBK m.352/2), tacirler arasında temerrüt, fesih ve dönme ihtarları yalnız noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta ile yapılır (TTK m.18/3). En yaygın yanılgı zamanaşımıdır: ihtar çekmek zamanaşımını KESMEZ; kesen şey dava, icra takibi ya da borçlunun borcu ikrar etmesidir (TBK m.154).

Süreler ve usul Güncelleme: 28 Ağustos 2026 11 dakikalık okuma

Zorunluluk ve ispat ayrımı

İhtarname hem zorunlu hem yalnız ispat için olabilir; hangisi olduğu AMACA bağlıdır. Kanunun ihtarı bir sonucun unsuru saydığı hâllerde ihtar zorunludur — çekilmezse sonuç hiç doğmaz. Bunun dışındaki hâllerde ihtar bir geçerlilik şartı değil, ispat tercihidir; hiç çekilmemesi hakkı ortadan kaldırmaz.

Dayanak TBK m.12/1 TBK m.117/1 TBK m.315 TBK m.352/2 TTK m.18/3

Kenardaki kutu bir hesap yapmaz, bir rejim seçer: amacı ve ilişkinin niteliğini seçin, ihtarnamenin zorunlu mu yoksa yalnız ispat için mi olduğunu, şekil ve noter şartını, başlattığı süreyi ve dayandığı maddeleri gösterir. Rakamsal bir eşik üretmez — sayfadaki tek sayılar kanun metninde yazılı olanlardır. Seçimin gerekçesi bu sütunda, okuma akışının içinde açılır.

Altı amaç, altı farklı rejim
Amaca göre ihtarnamenin niteliği, şekil şartı, başlattığı süre ve dayanağı
Amaç Nitelik Şekil ve noter şartı Başlattığı süre Dayanak
Borçluyu temerrüde düşürmek (para borcu) ZORUNLU Kanun bir şekil aramaz; teorik olarak sözlü ihtar bile temerrüdü doğurur. Sorun ispattadır: ihtarın içeriğini ve muhataba ulaştığı tarihi kanıtlayamayan alacaklı, faizin hangi günden itibaren işlediğini de kanıtlayamaz. Süre başlatmaz, AN belirler: temerrüt ihtarın muhataba ulaştığı anda doğar ve temerrüt faizi o tarihten itibaren işler. Sözleşmeden dönmek isteyen alacaklı ayrıca ifa için uygun bir süre verir (TBK m.123); kanunun saydığı hâllerde süre vermek gerekmez (TBK m.124). TBK m.117/1 · TBK m.120 · TBK m.123-125 · 3095 s.K. m.1-2
Kira bedeli ödenmedi — süre verip feshetmek ZORUNLU Yazılı şekil zorunlu, noter zorunlu değil. Noter yolu, sürenin başladığı tarihi tartışmasız kıldığı için uygulamada tercih edilir. Aynı sonuç icra dairesinden tahliye talepli ödeme emriyle de doğar (İİK m.269 ve devamı); o hâlde ayrıca ihtarname çekmeye gerek kalmaz. Konut ve çatılı işyeri kiralarında EN AZ otuz gün, diğer kiralarda EN AZ on gün. Süre, yazılı bildirimin kiracıya yapıldığı tarihi İZLEYEN GÜNDEN itibaren işlemeye başlar. TBK m.315 · İİK m.269
İki haklı ihtarla tahliye ZORUNLU İki ihtarın da yazılı olması gerekir; noter şartı yoktur. İhtarlar farklı aylara ait ve muaccel kira bedellerine ilişkin olmalı, aynı kira yılı içinde kalmalıdır. Dava süresi: kira süresinin — bir yıl ve daha uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının — bitiminden başlayarak BİR AY. Bu süre hak düşürücüdür. TBK m.352/2
Fesih bildirimi / sözleşmeden dönme ZORUNLU Genel hükümlerde şekil serbesttir. Konut ve çatılı işyeri kirasında fesih bildirimi yazılı olmak zorundadır (TBK m.348). İş sözleşmesinde işveren bildirimi yazılı yapmak ve sebebi açık ve kesin belirtmek zorundadır (İş K. m.19). Tacirler arasında ayrıca yol sınırlıdır (TTK m.18/3). Bildirim, ulaştığı andan itibaren sonuç doğurur. İş sözleşmesinde süreli fesihte ihbar öneli kıdeme göre iki ilâ sekiz haftadır (İş K. m.17); ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılığa dayanan haklı fesih yetkisi, öğrenmeden itibaren ALTI İŞ GÜNÜ ve her hâlde fiilden itibaren BİR YIL içinde kullanılır (İş K. m.26). TBK m.348 · İş K. m.17 · İş K. m.19 · İş K. m.26 · TTK m.18/3
Zamanaşımını kesmek SONUÇ DOĞURMAZ Şeklin hiçbir önemi yoktur. Bu amaçta noter masrafı ödemek, alınmayan bir sonuç için ödenmiş olur. Hiçbir zamanaşımı süresini kesmez, durdurmaz, uzatmaz. Zamanaşımı ancak dava ya da def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurma, icra takibi, iflas masasına başvurma ya da borçlunun borcu ikrar etmesiyle (kısmi ifa, faiz ödemesi, rehin verme, kefil gösterme) kesilir; kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar (TBK m.156). TBK m.154 · TBK m.156
Delil oluşturmak / talebi kayda geçirmek YALNIZ İSPAT İÇİN Şekil şartı yok. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname resmî sayıldığı için tebliğ tarihi ve metin resmî olarak sabittir (Noterlik K. m.82). E-posta, KEP kaydı ve mesajlaşma kayıtları da belgedir (HMK m.199), ancak inkâr hâlinde ispat yükü ağırlaşır. Kendiliğinden bir süre başlatmaz. Başka bir kurumun süresi ihtarın tebliğine bağlıysa (temerrüt, kira, fesih), o sürenin başlangıcı ihtarın ulaştığı tarihtir. Noterlik K. m.60 · Noterlik K. m.82 · HMK m.199

Tanım ve hüküm doğurma anı

İhtarname, karşı tarafa bir hakkın kullanıldığını, bir talepte bulunulduğunu ya da bir süre verildiğini bildiren, varması gerekli tek taraflı bir irade beyanıdır. Gönderildiği anda değil, muhatabın hâkimiyet alanına ULAŞTIĞI anda sonuç doğurur.

Kanunlarda ihtarnamenin bir tanımı yoktur; hükmü, bağlandığı maddede yaşar. Aynı yazı, temerrüt söz konusuysa TBK m.117’nin ihtarı, kira borcunda TBK m.315’in süre veren bildirimi, iş ilişkisinde İş Kanunu m.19’un fesih bildirimidir.

“Ulaştığı anda” ifadesi pratikte tebligat rejimine bağlanır. Noterler tarafından yapılacak tebligat da Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır (m.1); bunun üç somut sonucu vardır:

  • Tebellüğden kaçınma tebliği engellemez

    Muhatabın evrakı almaktan kaçınması hâlinde tebliğ, kanunun aradığı işlemler yapılarak yine de gerçekleşmiş sayılabilir.

    Tebligat K. m.21

  • Adres değişikliğini bildirmemek muhatabın riskidir

    Kendisine usulüne uygun tebligat yapılmış olan kimse adresini değiştirir ve bildirmezse, yeni adresi tespit edilemediğinde tebliğ eski adrese yapılabilir.

    Tebligat K. m.35

  • Elektronik tebligatta beşinci günün sonu

    Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır — yani okunması beklenmez.

    Tebligat K. m.7/a

Tebliğ tarihinin bu kadar önemli olmasının sebebi basittir: bu sayfadaki bütün süreler o günden işlemeye başlar. Sürenin son gününü hesaplamak için süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz; tebliğin kendisi hakkında ayrıntı için tebliğ maddesine bakın.

Şekil serbestliği ve noterin yeri

İhtarnameyi noterden çekmek zorunlu değildir. Kural şekil serbestliğidir: kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Noter bir geçerlilik şartı değil, ispat tercihidir — ve şeklin zorunlu olduğu hâllerde bile “noter” çoğu zaman TEK yol değildir.

Şeklin arandığı hâller kanunda tek tek sayılıdır ve üçü pratikte neredeyse bütün dosyaları kapsar. Aralarındaki fark önemlidir: biri kanalı sınırlar, ikisi yalnız yazılılık arar.

İlişki türüne göre ihtarnamede aranan şekil
İlişki Aranan şekil Noter zorunlu mu? Dayanak
Genel hükümler Yok — sözlü ihtar bile sonuç doğurur Hayır TBK m.12/1
Tacirler arasında ticari iş Dört kanaldan biri: noter, taahhütlü mektup, telgraf, güvenli e-imzalı KEP Hayır — dördünden biri yeter TTK m.18/3
Konut / çatılı işyeri kirası Yazılı şekil (fesih bildiriminde geçerlilik şartı) Hayır TBK m.315 · m.348
İş sözleşmesi (işverenin feshi) Yazılı bildirim + sebebin açık ve kesin belirtilmesi Hayır İş K. m.19

Tacirler arası hüküm iki yönden birden yanlış okunuyor. Bir yanda “noterden çekmek zorunlu” diyip gereksiz masraf yapanlar var; diğer yanda maddeyi “noter şart değilmiş” diye okuyup adi e-postayla ihtar gönderenler. İkisi de yanlış: madde dört yol sayar ve adi e-posta bu dördünün dışındadır. Sayılan yolların sınırlayıcı olduğu ve bunun bir geçerlilik şartı sayılması gerektiği Yargıtay uygulamasında ağırlıklı görüştür; öğretide bunu ispat şartı sayan görüş de savunulur. Pratik sonuç değişmez — dört yoldan biri seçilmediğinde ihtarın hükmü tartışmalı hâle gelir.

Peki noter ne kazandırır? Resmî sayılmak, ihtarnamenin İÇERİĞİNİ doğru kılmaz; ispat ettiği şey metnin ne olduğu ve muhataba hangi tarihte tebliğ edildiğidir. Süresi tebliğ tarihine bağlı her uyuşmazlıkta — kira temerrüdündeki otuz gün, temerrüt faizinin başlangıcı, fesih bildiriminin ulaştığı an — tartışmayı bitiren şey tam olarak budur.

Temerrüt ve faizin başlangıcı

Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Temerrüt, ihtarın borçluya ulaştığı anda başlar ve temerrüt faizi de o günden itibaren işler; ihtar çekilmemişse temerrüt de faiz de yoktur.

Temerrüdün açtığı kapılar ayrıca düzenlenmiştir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, borcun ifası için uygun bir süre verebilir veya hâkimden süre verilmesini isteyebilir (TBK m.123); borçlunun tutumundan süre vermenin etkisiz olacağı anlaşılan hâller gibi kanunun saydığı durumlarda süre vermek gerekmez (TBK m.124). Süre sonunda alacaklı ifa ve gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zarar ya da sözleşmeden dönüp menfi zarar arasında seçim yapar (TBK m.125). İhtarname pratikte bu seçimin başlatıldığı belgedir: hangi hakkın kullanıldığı metinde açıkça yazılmazsa, sonradan hangi seçeneğin seçildiği tartışılır.

Faiz oranı bu sayfada yazılı değildir ve bu bir eksiklik değil. Sözleşmede kararlaştırılmamışsa uygulanacak temerrüt faizi, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir (TBK m.120); oran, 3095 sayılı Kanun m.1-2 çerçevesinde yıla ve işin ticari olup olmamasına göre değişir. Bir sözlük sayfasına gömülen oran ertesi yıl sessizce yanlış olur. Hesabı yaparken güncel oranı faiz hesaplama aracına kendiniz girin.

Kira alacağında üç yol

Kira alacağında ihtarname iki süreden birini başlatır: ödenmeyen kira için kiracıya verilen süreyi (konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün) ya da iki haklı ihtar hâlinde kira yılının bitiminden itibaren işleyen bir aylık dava süresini. İki yol farklı maddelerde yaşar ve karıştırılmaları dosyayı düşürür; üçüncü yol ise ihtarnameyi hiç gerektirmez.

Yol 1 — Süre verip feshetmek

Kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verir ve bu sürede de ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işler. İhtarda sürenin ve süre sonunda feshedileceğinin açıkça yazılması gerekir.

TBK m.315

Yol 2 — İki haklı ihtarla tahliye

Kiracı, bir yıldan kısa süreli kiralarda kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kiralarda bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa, kiraya veren dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir. Dava, kira süresinin — bir yıldan uzun kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının — bitiminden başlayarak bir ay içinde açılır.

TBK m.352/2

Yol 3 — İcra dairesinden tahliye talepli takip

Kira alacağı için ilamsız takip başlatıldığında ihtar, tahliye talepli ödeme emrinin içinde yer alır; ayrıca bir ihtarname çekmeye gerek kalmaz. Bu yolun ihtarnameye göre bir üstünlüğü daha vardır: takip talebi, ihtarın yapamadığı şeyi yapar ve zamanaşımını keser.

İİK m.269 vd. · TBK m.154/2

İki haklı ihtarda en sık kaybedilen nokta ihtarların kendisi değil, ihtarların niteliğidir: ayrı aylara ait ve muaccel kira bedellerine ilişkin olmaları, aynı kira yılı içinde kalmaları gerekir. Kira ilişkisinin bütünü için kira tespiti ve tahliye rehberine bakın.

Zamanaşımı karşısında ihtar

Hayır. İhtar çekmek zamanaşımını kesmez, durdurmaz, uzatmaz.

Kanun kesilme sebeplerini tek tek sayar ve ihtar bu listede yoktur. Noterden çekilmiş olması da hiçbir şey değiştirmez: zamanaşımı dolmak üzereyken ihtar çekip cevap beklemek, alacağı kurtarmaz — öldürür.

Zamanaşımını kesen sebepler şunlardır: borçlunun borcu ikrar etmesi — özellikle faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi ya da kefil göstermesi — ile alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına başvurmasıdır. Kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar (TBK m.156).

Dolaylı bir yol vardır ve tam olarak burada karıştırılıyor: ihtarnameye verilen cevapta borçlu borcu kabul eder, kısmi ödeme yapar ya da taksit teklif ederse zamanaşımı kesilir. Ama kesen şey ihtar değil, borçlunun İKRARIDIR. İhtarın bu sonucu doğuracağına güvenmek, karşı tarafın cevap vermesine bel bağlamak demektir — ve cevap vermemek borçlunun elindedir.

İhtar, dava ve takibin yerine değil, yanında iş görür — temerrüdü ve faizi başlatır, karşı tarafa süre verir, talebi tarihiyle kayda geçirir.

İhtarnamenin zorunlu unsurları

Kanun bir içerik listesi saymaz. Ama ihtarın sonucu doğurabilmesi altı şeyin metinde açıkça bulunmasına bağlıdır; eksik olan her biri, ihtarı hukuken etkisiz bir mektuba çevirir.

  1. 01

    Taraflar ve dayanılan hukuki ilişki

    Muhatap, hangi sözleşmeden hangi borcun istendiğini metne bakarak anlayabilmelidir. “Borcunuzu ödeyin” diyen bir ihtar, hangi borcun muaccel olduğunu göstermediği için temerrüdü de kanıtlamaz.

    TBK m.117/1

  2. 02

    Talebin açık ve muaccel olması

    İstenen edim belirli ya da belirlenebilir olmalıdır. Henüz muaccel olmamış bir borç için çekilen ihtar temerrüt doğurmaz.

    TBK m.117/1

  3. 03

    Verilen süre

    Süre veriliyorsa kaç gün olduğu yazılmalıdır. Kira borcunda bu süre kanunun asgarisinin altına inemez: en az on gün, konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz gün.

    TBK m.123 · m.315

  4. 04

    Süre sonunda ne olacağı

    Fesih, sözleşmeden dönme, takip ya da dava — hangisi kullanılacaksa yazılmalıdır. Kira temerrüdünde “süre sonunda feshedeceğim” ibaresinin bulunmaması, bildirimi tek başına etkisiz kılar.

    TBK m.315

  5. 05

    Fesih iradesi kullanılıyorsa sebebin açık ve kesin belirtilmesi

    İş sözleşmesinde işveren, fesih sebebini açık ve kesin biçimde yazmak zorundadır; sonradan başka bir sebebe dayanmak mümkün olmaz.

    İş K. m.19

  6. 06

    Hakların saklı tutulması (ihtirazi kayıt)

    Gecikmiş ifa kabul edilecekse çekince konulmalıdır: ifayı çekincesiz kabul eden alacaklı, gecikme için kararlaştırılan cezayı isteyemez.

    TBK m.179/2

Cezai şart ve çekince ilişkisi ayrı bir konudur ve tek başına dosya kaybettirir; cezai şart maddesinde ayrıntılı ele alınıyor. Gönderim yolunun da metnin bir parçası gibi düşünülmesi gerekir: tacirler arasında seçilen kanal (TTK m.18/3) ve elektronik tebligatta beşinci günün sonu kuralı (Tebligat K. m.7/a) ihtarın hangi gün hüküm doğurduğunu doğrudan belirler.

Yaygın yanlışlar

Altı yanlış tekrar tekrar görülüyor ve hepsinin ortak yanı aynı: ihtarnameye, kanunun ona yüklemediği bir güç atfetmek. Zamanaşımını kestiğini, susmayı kabule çevirdiğini ya da gönderildiği anda sonuç doğurduğunu sanmak.

“İhtar çektim, zamanaşımı kesildi.”

Kesilmedi. Kesilme sebepleri kanunda sayılıdır; ihtar orada yoktur. Kesen şey dava, def’i, icra takibi, iflas masasına başvuru ya da borçlunun ikrarıdır.

TBK m.154

“Tacirler arasında ihtar noterden çekilmek zorunda.”

Zorunda değil. Madde dört yol sayar: noter, taahhütlü mektup, telgraf, güvenli elektronik imzayla KEP. Noter bunlardan yalnız biridir — ama adi e-posta dördünün de dışındadır.

TTK m.18/3

“Cevap vermeyen borcu kabul etmiş sayılır.”

Sayılmaz. Susma kural olarak kabul değildir. Kanunun susmaya sonuç bağladığı hâller ayrıksıdır: örneğin faturayı alan kişi sekiz gün içinde itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır.

TTK m.21/2

“İhtarname postaya verildiği gün sonuç doğurur.”

Doğurmaz. Varması gerekli bir irade beyanıdır; esas olan tebliğ tarihidir. Elektronik yolla tebligatta ise muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu esas alınır.

Tebligat K. m.7/a

“Kira için otuz gün her kirada geçerli.”

Değil. Otuz gün konut ve çatılı işyeri kiralarına özgüdür; diğer kiralarda verilecek süre en az on gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işler.

TBK m.315

“Noter ihtarnamesi mahkeme kararı gibi kesindir.”

Değildir. Noterlik işlemleri resmî sayılır, ama bu ihtarnamenin İÇERİĞİNDEKİ iddiayı doğru kılmaz. İspat ettiği şey metnin ne olduğu ve hangi tarihte tebliğ edildiğidir.

Noterlik K. m.82

Sık sorulan sorular

İhtarname nedir?
İhtarname, bir kimsenin karşı tarafa bir hakkı kullandığını, bir talepte bulunduğunu ya da bir süre verdiğini bildirdiği yazılı bir uyarıdır. Hukuki niteliği "varması gerekli tek taraflı irade beyanı"dır: sonucunu gönderildiği anda değil, muhatabın hâkimiyet alanına ulaştığı anda doğurur. Kanunlarda ayrı bir tanımı yoktur; hükmü, bağlandığı maddede yaşar (TBK m.117 temerrüt, TBK m.315 kira, TTK m.18/3 ticari ihtar gibi). Noterlik Kanunu m.60, noterlerin görevleri arasında protesto, ihbarname ve ihtarname göndermeyi sayar.
İhtarname noterden çekilmek zorunda mıdır?
Kural olarak hayır. Kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir (TBK m.12/1); noter bir geçerlilik şartı değil, ispat tercihidir. Şeklin zorunlu olduğu üç ana hâl vardır: tacirler arasında temerrüt, fesih ve dönme ihtarlarında yol sınırlıdır (TTK m.18/3); konut ve çatılı işyeri kirasında fesih bildirimi ve kira borcu için süre veren bildirim yazılı olmak zorundadır (TBK m.348, m.315); iş sözleşmesinde işverenin fesih bildirimi yazılı yapılır ve sebebi açıkça belirtilir (İş K. m.19). Bu hâllerin hiçbirinde de "noter" tek yol değildir — yalnız yazılılık ya da sayılı kanallar aranır.
İhtar çekmek zamanaşımını keser mi?
Hayır. TBK m.154 zamanaşımını kesen sebepleri tek tek sayar: borçlunun borcu ikrar etmesi (özellikle faiz ödemesi, kısmi ifa, rehin verme veya kefil gösterme) ile alacaklının dava ya da def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına başvurmasıdır. İhtar bu listede yoktur ve noterden çekilmiş olması sonucu değiştirmez. Dolaylı bir yol vardır ve karıştırılmamalıdır: ihtarnameye verilen cevapta borçlu borcu ikrar ederse zamanaşımı o ikrarla kesilir — ihtarla değil. Zamanaşımı dolmak üzereyse yapılacak şey ihtar çekmek değil, dava açmak ya da icra takibi başlatmaktır.
E-posta veya WhatsApp ile gönderilen ihtar geçerli midir?
İlişkiye bağlıdır. Genel hükümlerde şekil serbest olduğu için (TBK m.12/1) muhataba ulaşan bir e-posta da ihtar sonucunu doğurur; bu tür kayıtlar HMK m.199 anlamında belgedir. Ancak iki kapı kapalıdır: tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih ve dönme ihtarları yalnız noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzayla kayıtlı elektronik posta (KEP) ile yapılabilir (TTK m.18/3) — adi e-posta bu dört yolun dışındadır. Yazılı şekil şartı bulunan hâllerde (TBK m.315, m.348, İş K. m.19) ise metnin yazılılığı yanında ulaştığının ispatı da gerekir; inkâr edildiğinde ispat yükü göndericiye kalır.
Tacirler arasında ihtar nasıl gönderilir?
TTK m.18/3 dört yol sayar: noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemiyle. Madde yalnız "diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin" ihbar ve ihtarları kapsar; her yazışma için geçerli değildir. Yargıtay uygulamasında sayılan yollar sınırlayıcı kabul edilmekte, öğretide ise bunun bir ispat şartı olduğu görüşü de savunulmakta. Pratik sonuç aynı: dört yoldan biri seçilmediğinde ihtarın hükmü tartışmalı hâle gelir.
Kira ödenmediğinde kiracıya kaç gün süre verilir?
Kiraya veren, kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu sürede de ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür (TBK m.315). Süre, yazılı bildirimin kiracıya yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İhtarda yalnız borcun istenmesi yetmez; verilen sürenin ve süre sonunda sözleşmenin feshedileceğinin açıkça yazılması gerekir. Aynı sonuç, icra dairesinden tahliye talepli ödeme emri gönderilerek de doğar (İİK m.269 ve devamı); o hâlde ayrıca ihtarname çekmeye gerek kalmaz.
İki haklı ihtar nedir, tahliye için ne gerekir?
Kiracı, bir yıldan kısa süreli kiralarda kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kiralarda bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa, kiraya veren dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m.352/2). Dava, kira süresinin — bir yıldan uzun kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının — bitiminden başlayarak bir ay içinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücüdür. İhtarların yazılı olması, farklı aylara ait muaccel kira bedellerine ilişkin bulunması ve aynı kira yılı içinde kalması aranır. Yargıtay uygulamasında, ihtar üzerine kiranın sonradan ödenmiş olması iki haklı ihtar olgusunu ortadan kaldırmaz.
İhtarnameye cevap vermezsem borcu kabul etmiş sayılır mıyım?
Hayır. Susmak, kural olarak kabul anlamına gelmez; ihtarnameye cevap vermemek bir ikrar değildir ve tek başına aleyhe delil oluşturmaz. Kanunun susmaya sonuç bağladığı hâller ayrıksıdır ve tek tek düzenlenmiştir: örneğin bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır (TTK m.21/2). Buna karşılık cevap vermemek pratikte risklidir: ihtarda verilen süre işlemeye devam eder ve süre sonunda fesih, tahliye ya da takip hakkı doğar.
İhtarname gönderildiğinde mi, ulaştığında mı hüküm doğurur?
Ulaştığında. İhtar, varması gerekli bir irade beyanıdır ve sonucunu muhatabın hâkimiyet alanına ulaştığı anda doğurur; postaya verilme tarihi değil, tebliğ tarihi esastır. Noter aracılığıyla yapılan tebligat Tebligat Kanunu hükümlerine tabidir (m.1): tebellüğden kaçınma hâlinde tebliğ yine yapılmış sayılabilir (m.21), adres değişikliğini bildirmeyen muhatabın eski adresine yapılan tebliğ geçerli sayılabilir (m.35) ve elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (m.7/a).
İhtarname çekmeden doğrudan dava veya icra takibi yapılabilir mi?
Çoğu hâlde evet. İhtar, kanunun aradığı bir unsur olduğu hâllerde (temerrüt için TBK m.117/1, kira temerrüdünde TBK m.315, iki haklı ihtarda TBK m.352/2) zorunludur; bunun dışında dava açmanın ya da takip başlatmanın ön şartı değildir. Üstelik icra takibi ve dava, ihtarın yapamadığı şeyi yapar: zamanaşımını keser (TBK m.154/2). Kira alacağında tahliye talepli ödeme emri, ihtarın işlevini de üstlenir (İİK m.269 ve devamı). Buna karşılık kanunun ayrıca dava şartı öngördüğü uyuşmazlıklarda (zorunlu arabuluculuk gibi) o şartın ihtardan bağımsız olarak yerine getirilmesi gerekir.
İşveren fesih bildirimini nasıl yapmalıdır?
Yazılı olarak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirterek; işçinin davranışı veya verimi ile ilgili sebeplerle fesihte, savunması alınmadan sözleşme feshedilemez (İş K. m.19). Süreli fesihte ihbar öneli kıdeme göre iki ilâ sekiz haftadır (İş K. m.17). Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılığa dayanan haklı fesih yetkisi ise, davranışın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (İş K. m.26).

Kaynaklar ve dayanak

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.

İhtarı çektiniz — asıl iş sürenin takibinde

Korinsa dosyanızdaki tebligat evrakını okur, tebliğ tarihini çıkarır, ihtardan doğan süreyi dosyanın takvimine bağlar ve ihtarname taslağını dosyadaki sözleşmeye dayandırarak yazar. Kimin hangi evrakı ne zaman gördüğü de kayıt altındadır.