İçeriğe atla
Korinsa

Dosya notu · Sözleşme yönetimi

İmzadan önce bakılacak maddeler: sözleşme kontrol listesi

Aşağıdaki liste, imza öncesinde bir sözleşmenin baştan sona geçilmesi için hazırlandı: 30 madde, sekiz başlık, her maddenin yanında atlandığında ne olacağını söyleyen bir gerekçe ve dayandığı kanun maddesi. Maddelerin 12 tanesi kritik derecededir: eksikliği sözleşmenin geçerliliğini ya da bir hakkın kullanılabilirliğini doğrudan etkiler.

Sözleşme yönetimi Güncelleme: 28 Ağustos 2026 15 dakikalık okuma
Kontrol listesine geç

Kısa cevap

Bir sözleşme imzalanmadan önce sekiz başlık kontrol edilir: tarafların tam unvanı ve imzalayanın temsil yetkisi, edimin ölçülebilir tanımı, bedelin KDV dâhil mi hariç mi olduğu ve vadenin belirli bir güne bağlanması, fesih süresi ile şekli, cezai şartın hangi ihlale bağlandığı, sorumluluk sınırının geçerli olup olmadığı, kişisel veri aktarımında tarafların sıfatı ve yetkili mahkeme kaydının geçerlilik şartları. Bunların içinde en pahalıya mal olan üçü şudur: yetkisiz kişinin attığı imza, temsil olunan onamadıkça onu bağlamaz (TBK m.46); borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115); yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında, yazılı olarak ve uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişki belirtilerek yapılabilir (HMK m.17-18).

§ 01 · Kullanım

Bu liste nasıl kullanılır

Kontrol, imzalanacak nüshanın son hâli üzerinden yapılır. Müzakere sırasındaki taslak üzerinden yapılan kontrol, son turda değişen maddeleri kaçırır ve bu maddeler çoğu zaman bedel, cezai şart ve sorumluluk sınırı olur — yani listenin en pahalı üç satırı.

Liste sırayla değil, kritik maddelerden başlanarak geçilir. Bir maddenin karşılığı sözleşmede yoksa işaretlenmez: liste “yaptım” değil “metinde var” demek içindir. Eksik bulunan her madde, karşı tarafa yazılı revizyon talebi olarak iletilir; sözlü mutabakat metne girmediği sürece uyuşmazlıkta ispat edilemez.

Son olarak liste, imza günü bir kez daha baştan geçilir. Müzakere sırasında değişen tek bir madde, daha önce işaretlenmiş bir kontrolü geçersiz kılabilir: ödeme vadesi değiştiğinde temerrüt kaydı, tarafların biri değiştiğinde temsil yetkisi yeniden bakılmalıdır.

Bu liste bir sözleşme taslağının yerine geçmez ve her sözleşme türünün kendine özgü maddeleri vardır. Burada olan, türü ne olursa olsun ticari bir sözleşmede bakılmadan geçilmemesi gereken ortak çekirdektir.

§ 02 · Derecelendirme

Kritiklik dereceleri ne anlama gelir

Derece bir “önem” etiketi değil, atlandığında ne olur sorusunun cevabıdır. Üç derece var ve aralarındaki fark, hatanın geri alınabilir olup olmamasıdır.

Kritiklik derecelerinin anlamı
Derece Anlamı Atlanırsa
Kritik Sözleşmenin geçerliliğini ya da bir hakkın kullanılabilirliğini doğrudan etkiler. Kayıt geçersiz sayılabilir, imza bağlamayabilir, yetki sözleşmesi işlemeyebilir.
Yüksek Sözleşme ayakta kalır ama boşluğu kanunun tamamlayıcı kuralı doldurur. İspat yükü ağırlaşır; sonuç tarafların iradesine değil kanunun varsayımına bağlanır.
Standart Çoğu dosyada iyi uygulamadır; yokluğu tek başına hak kaybına yol açmaz. Uyuşmazlıkta yorum yoluyla çözülür, sonuç öngörülemez hâle gelir.

Listede 12 madde kritik derecededir. Aracın üstündeki uyarı satırı yalnız bunları sayar: tamamlanma yüzdesi yüksek görünürken kritik bir maddenin atlanmış olması, listenin yakalaması gereken asıl durumdur.

Ek-1 · Kontrol föyü

Sözleşme kontrol listesi

30 madde, sekiz başlık. İşaretlemeler yalnız bu tarayıcıda saklanır — hiçbir veri sunucuya gönderilmez, hiçbir hesaba bağlanmaz ve tarayıcı verilerini temizlediğinizde silinir. Sayfayı kapatıp geri döndüğünüzde listeyi bıraktığınız yerde bulursunuz.

A Taraflar, temsil ve ehliyet

Sözleşmenin ilk sayfası en az okunan, uyuşmazlıkta ise ilk açılan sayfadır.

B Konu, edim ve teslim

Sözleşmenin ne vaat ettiği ölçülemiyorsa, ihlal de ölçülemez.

C Bedel, ödeme ve temerrüt

Alacak davalarının çoğu, faizin hangi günden işlediği sorusundan çıkar.

D Süre, fesih ve mücbir sebep

Sözleşmenin nasıl biteceği, nasıl başladığından daha sık dava konusu olur.

E Cezai şart ve sorumluluk sınırı

Bu iki madde, sözleşmenin gerçek fiyat etiketidir.

F Gizlilik ve kişisel veri

Veri aktarımı olan her sözleşme, aynı zamanda bir KVKK belgesidir.

G Uyuşmazlık, yetki ve tahkim

Bu bölüm sözleşmenin en sonunda durur ve en sık kopyala-yapıştır yazılan bölümdür.

H Şekil, damga vergisi ve imza

Son sayfada yapılan hata, ilk sayfadaki her şeyi geçersiz kılabilir.

§ 03 · A başlığı

Taraflar ve temsil yetkisi

Sözleşmenin ilk sayfası en az okunan sayfadır; uyuşmazlıkta ise ilk açılan sayfa olur. Sorun genellikle sözleşmenin içeriğinde değil, karşı tarafın kim olduğunda çıkar. Grup şirketlerinden hangisinin taraf olduğu belirsizse, alacak doğduğunda takip yanlış tüzel kişiye yöneltilir ve husumet itirazıyla karşılaşılır. Tacirin ticari işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği belgelerde ticaret unvanını, işletmesinin merkezini ve sicil numarasını göstermesi zaten kanuni bir yükümlülüktür (TTK m.39); sözleşmede bunu tekrarlamak fazladan bir iş değil, yükümlülüğün karşılığıdır.

İkinci ve daha pahalı soru imzayı kimin attığıdır. Yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak hukuki işlem yapan kişinin imzası, temsil olunanı ancak onaması hâlinde bağlar (TBK m.46). Onama gelmezse karşı tarafın elinde şirkete karşı bir sözleşme kalmaz; yalnızca imzalayan kişiden zararının giderilmesini isteyebilir (TBK m.47). Uygulamada bu, alacağın tahsil edilebilir bir şirketten tahsil edilemez bir gerçek kişiye kayması demektir.

Üçüncüsü müşterek imza kaydıdır ve en sık atlanan madde budur. Temsil yetkisinin birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş sınırlama, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir (TTK m.371). Yani “ben sicili okumadım” savunması burada işe yaramaz: müşterek imza yetkisi varsa tek imzalı sözleşme şirketi bağlamaz. İmza sirkülerinin tarihinin sözleşmeden önce olması da yetmez — sirküler geri alınmış olabilir; kontrol güncel sicil kaydı üzerinden yapılır.

§ 04 · B ve C başlıkları

Konu, edim, bedel ve temerrüt

Bir sözleşmenin ne vaat ettiği ölçülemiyorsa, ihlali de ölçülemez. Konusu imkânsız veya hukuka aykırı olan sözleşme kesin hükümsüzdür (TBK m.27); konusu yalnızca belirsiz olan sözleşme ise ayakta kalır ve asıl sorun buradadır — geçersiz olmadığı için taraflar ona dayanır, ama ifa davasında neyin eksik kaldığı ispatlanamaz. “Uygun kalitede”, “makul sürede”, “sektör standartlarına göre” ifadeleri birer ölçüt değil, birer erteleme biçimidir.

Sözleşmenin sustuğu her yerde kanunun tamamlayıcı kuralı devreye girer ve o kural her zaman sizin lehinize olmaz. Aşağıdaki dört boşluk, ticari sözleşmelerde en sık bırakılanlardır:

Sözleşme sustuğunda devreye giren tamamlayıcı kurallar
Yazılmazsa Devreye giren kural Dayanak
İfa yeri Para borcu, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. TBK m.89
İfa zamanı Süre kararlaştırılmamışsa borcun derhal ifası istenebilir. TBK m.90
Temerrüt faizi oranı Faiz, borcun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre belirlenir. TBK m.120
Ayıp bildirim süresi Ticari satışta açık ayıp iki, incelemeyle çıkan ayıp sekiz gün içinde bildirilir; süre kaçarsa mal kabul edilmiş sayılır. TTK m.23

Bedel tarafında iki satır her şeyi belirler. Birincisi KDV: kanun bedelin KDV hariç olduğunu varsaymaz, matrahı “işlemin karşılığını teşkil eden bedel” olarak tanımlar ve bedele her ne suretle olursa olsun sağlanan menfaatleri dâhil eder (3065 s. KDV Kanunu m.20). Sözleşmede “bedel KDV hariçtir” ibaresi yoksa, faturada eklenen KDV’nin kime ait olduğu tartışması tamamen taraflar arasında kalır.

İkincisi vadedir ve alacak davalarının çoğu buradan çıkar. Vade belirli bir güne bağlanmışsa borçlu o günün bitiminde, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer (TBK m.117/2). Vade yazılmamışsa alacaklının ihtarı gerekir ve faizin işlemeye başladığı gün ihtarın ulaştığı ana bağlanır (TBK m.117/1) — yani sözleşmeye tek satır vade yazmamak, faizin aylarını kaybettirebilir. İhtarın ne zaman ulaştığından itibaren işleyen süreleri süre hesaplayıcısıyla kontrol edebilirsiniz.

Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme faizi ayrıca düzenlenmiştir; bu faizi tamamen dışlayan ya da alacaklı aleyhine ağır derecede haksız olan kayıtlar geçersiz sayılır (TTK m.1530). Bedel döviz cinsinden ya da dövize endeksliyse, Türkiye’de yerleşik kişiler arasındaki kısıtlar imza tarihindeki hâliyle ayrıca doğrulanmalıdır: kapsam Türk Parasının Kıymetini Koruma mevzuatıyla belirlenir ve sık değişir.

§ 05 · D başlığı

Süre, fesih ve mücbir sebep

Sözleşmenin nasıl biteceği, nasıl başladığından daha sık dava konusu olur. En sık görülen kusur, kendiliğinden yenilenme kaydında bildirimin en geç ne zaman yapılacağının yazılmamasıdır: “taraflardan biri aksini bildirmedikçe bir yıl uzar” cümlesi, bildirimin süresi belirtilmediğinde her yenilenme döneminde yeni bir tartışma üretir.

Sürekli edimli sözleşmelerde — hizmet, bakım, tedarik, kira — borçlu temerrüde düştüğünde alacaklının elindeki hak geriye etkili dönme değil, ileriye etkili fesihtir (TBK m.125-126). Aradaki fark teoride değil kasada görülür: dönme, o güne kadar yapılan ödemelerin iadesini gündeme getirir; fesih ise geçmişi olduğu gibi bırakır. Sözleşme bunu düzenlemezse hangi hakkın kullanıldığı da uyuşmazlık konusu olur.

“Mücbir sebep” maddesi hemen her sözleşmede vardır ve neredeyse hiç okunmaz. Kanunda bu başlıkta genel bir madde yoktur: ifa borçluya yüklenemeyen bir sebeple imkânsızlaşırsa borç sona erer (TBK m.136), olağanüstü bir durum ifayı aşırı güçleştirirse hâkimden uyarlama istenebilir (TBK m.138). İkisinin arasında kalan geçici imkânsızlık — üretimin üç ay durması, limanın kapanması — tamamen sözleşmeye bırakılmıştır. Bu yüzden madde üç şeyi söylemek zorundadır: hangi olaylar mücbir sebep sayılır, kaç gün içinde bildirilir, ve olay ne kadar sürerse taraflara fesih hakkı doğar.

Son satır fesihten sonra ayakta kalacak hükümlerdir. Gizlilik borcu, cezai şart ve uyuşmazlık çözümü maddesi bu listeye açıkça yazılmazsa, fesihten sonra gizliliğin devam edip etmediği tartışmaya açılır. İş sözleşmelerinde fesih ayrı bir rejime tabidir ve kendi süreleri vardır; o tarafı iş sözleşmesi fesih rehberinde ayrıca ele aldık.

§ 06 · E başlığı

Cezai şart ve sorumluluk sınırı

Bu iki madde sözleşmenin gerçek fiyat etiketidir: biri ihlalin bedelini, diğeri o bedelin tavanını belirler. Cezai şartta ilk soru, cezanın ifayla birlikte istenip istenemeyeceğidir. Kural şudur: aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir (TBK m.179/1). İkisini birlikte istemek ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa mümkündür. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi hâli için kararlaştırılmışsa durum değişir ve alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş ya da ifayı çekincesiz kabul etmiş olmadıkça cezayı asıl borçla birlikte isteyebilir (m.179/2).

İkinci soru indirimdir ve cevabı tarafın sıfatına göre değişir. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182/3) — bunun için borçlunun talebi gerekmez. Ancak tacir sıfatını taşıyan borçlu, ticari işletmesiyle ilgili olarak kararlaştırdığı cezanın fahiş olduğu iddiasıyla indirim isteyemez (TTK m.22). Aynı cezai şart maddesi bu yüzden iki tarafa karşı iki farklı sonuç doğurur; listede bu maddenin ayrı bir satırı olmasının sebebi de budur.

Sorumluluk sınırında ise sınırın kendisinin bir sınırı vardır. Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/1). Uzmanlığı gerektiren ve ancak kanun ya da yetkili makam izniyle yürütülebilen bir hizmette, hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşması da kesin hükümsüzdür (m.115/3). Pratik sonuç şudur: “hiçbir hâlde sorumlu değildir” cümlesi geçersizdir ve geçersizliği fark edildiğinde tavan da birlikte tartışmaya girer. Geçerli olan yapı, kusurun ağır olmadığı hâllerde tazminatı belirli bir tavana bağlamak ve dolaylı zararı tanımıyla birlikte hariç tutmaktır.

§ 07 · F başlığı

Gizlilik ve kişisel veri

Gizlilik maddesinde üç eksik tekrar eder: gizli bilginin tanımı, korumanın süresi ve istisnalar. Tanımsız bir gizlilik kaydı, ihlal iddiasında neyin ihlal edildiğini ispatlanamaz kılar. İstisnalar yazılmadığında ise mahkeme kararı ya da kanuni bir yükümlülük gereği açıklama yapan taraf, teknik olarak sözleşmeyi ihlal etmiş görünür — oysa yapması gereken şeyi yapmıştır.

Veri tarafı çoğu sözleşmede hiç düşünülmeden doğar: karşı tarafa bir müşteri listesi, bir çalışan tablosu ya da bir dosya arşivi verildiği anda kişisel veri aktarımı başlar. İlk belirlenmesi gereken şey tarafların sıfatıdır: kim veri sorumlusu, kim veri işleyen (KVKK m.3). Aydınlatma, güvenlik ve ihlal bildirimi yükümlülüklerinin kimde olduğu bu ayrıma bağlıdır ve sözleşme yazmazsa ayrım uyuşmazlık anında, geriye dönük olarak yapılır.

İkinci kural, sözleşmeyle aşılamayan bir kuraldır: veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde güvenlik tedbirlerinin alınmasından o kişiyle birlikte müştereken sorumludur (KVKK m.12/2). “Tüm sorumluluk tedarikçiye aittir” kaydı, taraflar arasında bir rücu ilişkisi kurar ama Kurul’a karşı sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Sunucusu yurt dışında olan bir hizmetin sözleşmeye eklenmesi de çoğu zaman fark edilmeden bir yurt dışı aktarımı doğurur ve bunun kanundaki dayanağının yazılması gerekir (KVKK m.9).

§ 08 · G başlığı

Uyuşmazlık, yetki ve tahkim

Bu bölüm sözleşmenin en sonunda durur ve en sık kopyala-yapıştır yazılan bölümdür. Oysa yetki sözleşmesinin geçerliliği dört şarta bağlıdır ve bunlardan biri eksikse kayıt hiç yazılmamış gibi sonuç doğurur: yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir (HMK m.17), yazılı olmalı, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişki belirli veya belirlenebilir olmalı ve yetkili kılınan mahkeme gösterilmelidir (HMK m.18). Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konularda ve kesin yetki hâllerinde ise yetki sözleşmesi hiç yapılamaz.

Bunun en sık atlanan sonucu şudur: karşı taraf tacir değilse — bir gerçek kişi tüketici, bir dernek, bir serbest meslek erbabı — sözleşmeye yazılan “X mahkemeleri yetkilidir” cümlesi hüküm doğurmaz ve dava, genel yetki kurallarına göre açılır. Kayıt sözleşmede duruyor olması, onu geçerli kılmaz.

Tahkim seçildiyse anlaşmanın yazılı şekilde yapılması gerekir; yazılı şekil, taraflarca imzalanmış bir belgeye ya da karşılıklı yazışmalara dayanabilir (HMK m.412). Kapsamı belirsiz bir tahkim şartı ise uyuşmazlığın hangi yola gideceğini baştan tartışmalı kılar ve süre kaybettirir. Tahkim seçilmediyse, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A); başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.

Son olarak delil sözleşmesi: taraflar, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklarda belirli delillerle ispat konusunda anlaşabilir; ancak bir tarafın ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir (HMK m.193). “Yalnız yazılı delille ispat edilebilir” türü kayıtlar bu sınırın hangi tarafında kaldığına göre ayakta kalır ya da düşer.

§ 09 · H başlığı

Şekil, damga vergisi ve imza

Türk hukukunda kural şekil serbestisidir: sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir (TBK m.12/1). Aynı maddenin ikinci cümlesi ise kritiktir — kanunda öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Yani şekle uyulmaması bir usul eksikliği değil, kesin hükümsüzlük sebebidir. Taşınmaz satışı ile satış vaadi, alım ve geri alım sözleşmeleri resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz (TBK m.237); kira, taşıma ya da tedarik sözleşmeleri ise yazılı bile olmak zorunda değildir.

Damga vergisi tarafında iki şey ayrılır: kim öder ve kaç nüsha vergilenir. Kâğıdı imza edenler verginin mükellefidir (488 s. Kanun m.3) ve birden fazla kişi tarafından imzalanan kâğıtlara ait vergi ile cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludur (m.24). Sözleşmeye yazılan “vergi X tarafından ödenir” kaydı vergi dairesine karşı bu sorumluluğu kaldırmaz; yalnızca taraflar arasında bir rücu ilişkisi kurar.

Nüsha sayısının damga vergisine etkisi
Kâğıdın vergisi Birden fazla nüsha düzenlenirse Dayanak
Maktu Her bir nüsha ayrı ayrı, aynı miktarda vergiye tabidir. 488 s. K. m.5
Nispi Yalnız bir nüsha vergiye tabidir; nüsha sayısı vergiyi çoğaltmaz. 488 s. K. m.5

Oran ve azami tutar her yıl değiştiği için bu sayfada hiçbir rakam yazmıyoruz; tutarı damga vergisi hesaplayıcısıyla kendi sözleşmeniz için hesaplayabilirsiniz.

İmza türünde kural açıktır: güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur (TBK m.15/1). İstisnası da açıktır: kanunların resmî şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile banka teminat mektupları dışındaki teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imzayla gerçekleştirilemez (5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5). Kefalet ve taşınmaz satış vaadi gibi sözleşmeler bu istisnaya girer.

Son satır eklerdir. Teknik şartname, fiyat listesi ve hizmet seviyesi taahhüdü çoğu zaman ana metinden daha ayrıntılıdır ve onunla çelişir. Sözleşme, eklerin ayrılmaz parça olduğunu ve çelişki hâlinde hangisinin üstün geleceğini söylemezse, çelişki yorum yoluyla çözülür — yani sonucu kimse önceden bilemez.

§ 10 · Özet

En sık atlanan beş madde

Aşağıdaki beş madde, listedeki otuz madde içinde en sık boş bırakılanlardır ve beşi de sözleşme imzalandıktan sonra düzeltilemez.

Müşterek imza yetkisinin kontrol edilmemesi

Sicilde tescil ve ilan edilmiş birlikte imza sınırlaması varken tek imzayla alınan sözleşme şirketi bağlamaz (TTK m.371). Sirküler değil, güncel sicil kaydı okunur.

Cezai şartın ifayla birlikte istenip istenemeyeceğinin yazılmaması

Aksi kararlaştırılmadıkça alacaklı ya borcu ya cezayı isteyebilir (TBK m.179/1); iki hakkı birden isteme imkânı, ancak sözleşmede yazılıysa vardır.

Sorumsuzluk kaydının ağır kusuru da kapsayacak biçimde yazılması

Ağır kusurdan sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/1). Geçersiz bir kayıt, uyuşmazlıkta tavanı da tartışmaya açar.

Yetki sözleşmesinin tacir olmayan tarafla yapılması

Yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir (HMK m.17); diğer hâllerde kayıt hüküm doğurmaz ve dava genel yetki kurallarına göre açılır.

Fesihten sonra ayakta kalacak hükümlerin sayılmaması

Gizlilik, cezai şart ve uyuşmazlık çözümü maddeleri açıkça sayılmazsa, fesihten sonra bunların devam edip etmediği tartışmaya açılır.

Sık sorulan sorular

Sözleşme imzalamadan önce mutlaka bakılması gereken maddeler hangileri?
Sekiz başlık altında toplanır: (1) tarafların tam unvanı ve imzalayanın temsil yetkisi, (2) edimin ölçülebilir tanımı ile ifa yeri ve zamanı, (3) bedel, KDV ve vade, (4) süre, fesih ve mücbir sebep, (5) cezai şart ve sorumluluk sınırı, (6) gizlilik ve kişisel veri, (7) uyuşmazlık çözümü ve yetkili mahkeme, (8) şekil şartı, nüsha ve imza. Bu başlıklardan birinin tamamen boş bırakılması, uyuşmazlık çıktığında kanunun tamamlayıcı kuralının uygulanması demektir; o kural her zaman sizin lehinize değildir.
İmzalayan kişinin yetkisi yoksa sözleşme geçerli olur mu?
Kural olarak hayır. Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak temsil olunanın onaması hâlinde onu bağlar (TBK m.46). Onama yoksa karşı taraf, zararının giderilmesini yetkisiz temsilciden isteyebilir (TBK m.47). Bu yüzden imza öncesinde güncel sicil kaydı veya imza sirküleri istenir ve müşterek imza yetkisi varsa tek imzayla yetinilmez: temsil yetkisinin birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş sınırlama, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir (TTK m.371).
Cezai şart fahişse ne olur, indirilebilir mi?
Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182/3) — bunun için ayrıca talep gerekmez. Ancak tacir sıfatını taşıyan borçlu, ticari işletmesiyle ilgili olarak kararlaştırdığı cezanın fahiş olduğu iddiasıyla indirim isteyemez (TTK m.22). Yani aynı ceza maddesi, tacir olan tarafa karşı olduğu gibi ayakta kalırken tacir olmayan tarafa karşı indirilebilir; listedeki kontrol bu asimetriyi hesaba katmak içindir.
Sorumluluğu tamamen kaldıran madde geçerli mi?
Değil. Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/1). Ayrıca uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makam izniyle yürütülebiliyorsa, hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşması da kesin hükümsüzdür (TBK m.115/3). Geçerli olan, sorumluluğu kaldırmak değil, kusurun ağır olmadığı hâllerde tazminatı bir tavana bağlamaktır.
Sözleşmede yetkili mahkeme belirlenebilir mi?
Yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında ve şartlarına uyulmak kaydıyla. Yetki sözleşmesinin geçerli olması için yazılı yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkemenin gösterilmesi gerekir (HMK m.18). Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konularda ve kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi hiç yapılamaz — böyle bir madde yazılmış olsa da hüküm doğurmaz.
Ödeme vadesi yazılmazsa borçlu ne zaman temerrüde düşer?
Vade belirli bir güne bağlanmışsa ya da sözleşmede bildirimle belirlenecek bir gün kararlaştırılmışsa, borçlu o günün bitiminde ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer (TBK m.117/2). Vade yazılmamışsa alacaklının ihtarı gerekir ve temerrüdün başladığı tarih ihtarın ulaştığı ana bağlanır (TBK m.117/1). Faizin hangi günden itibaren işleyeceği tartışması çoğu alacak davasında buradan çıkar.
Sözleşmede KDV yazmıyorsa bedel KDV dâhil mi sayılır?
Kanun böyle bir varsayım koymaz; bu yüzden madde yazılmadığında taraflar arasında matrah tartışması çıkar. Katma değer vergisinde matrah, işlemin karşılığını teşkil eden bedeldir ve bedel, işlem karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve para ile temsil edilebilen menfaatlerin toplamıdır (3065 s. KDV Kanunu m.20). Sözleşmeye "bedel KDV hariçtir" ya da "KDV dâhildir" ibaresinin açıkça yazılması, sonradan yapılacak her hesabı kapatır.
Damga vergisini kim öder, kaç nüsha imzalanmalı?
Damga vergisinin mükellefi kâğıtları imza edenlerdir ve birden fazla kişi tarafından imza edilen kâğıtlara ait vergi ile cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludur (488 s. Kanun m.3 ve m.24). Nüsha sayısının vergiye etkisi ise ikiye ayrılır: maktu vergiye tabi kâğıtların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda vergilendirilirken, nispi vergiye tabi kâğıtlarda birden fazla nüsha düzenlense de yalnız bir nüsha vergiye tabidir (m.5). Bu yüzden sözleşmeye "vergi taraflar arasında nasıl paylaşılır" kaydı konur; kayıt vergi dairesine karşı sorumluluğu kaldırmaz, yalnız taraflar arasında rücu ilişkisi kurar.
Sözleşme elektronik imzayla imzalanabilir mi?
Kural olarak evet: güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur (TBK m.15/1). İstisnası şudur: kanunların resmî şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile banka teminat mektupları dışındaki teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imzayla gerçekleştirilemez (5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5). Taşınmaz satış vaadi gibi resmî şekle bağlı sözleşmeler bu istisnaya girer (TBK m.237).
Ticari alacak için doğrudan dava açılabilir mi?
Hayır. Ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Sözleşmeye yazılan tahkim şartı ise bu yolu değiştirir: uyuşmazlık tahkime gidiyorsa dava şartı arabuluculuk devreye girmez.

Kaynaklar ve dayanak

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.

Listeyi her sözleşmede elle geçmek zorunda değilsiniz

Korinsa sözleşme dosyalarınızı tek yerde toplar: metni okur, maddelerini çıkarır, v2 ile v3 arasındaki farkı madde madde gösterir ve eksik kalan maddeleri sorabileceğiniz bir sohbet açar. Kimin neyi gördüğü de kayıt altında kalır.