İçeriğe atla
Korinsa

Sözlük · Türk Borçlar Kanunu m.179-182

Cezai Şart (Ceza Koşulu) Nedir? Türleri, Hâkimin İndirimi ve Tacir İstisnası

Kanunun terimi ceza koşulu, uygulamanın terimi cezai şart; ikisi aynı kurumdur. Asıl soru ise tanım değildir: elinizdeki madde indirilebilir mi, yoksa hiç doğmamış mı? Aşağıdaki denetleyici oranı hesaplar ve hangi kapının açık olduğunu maddesiyle söyler.

Cezai şart denetleyicisi

Hesap tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz tutarlar sunucuya gönderilmez ve hiçbir yerde saklanmaz.

Sözleşme yönetimi Güncelleme: 28 Ağustos 2026 9 dakikalık okuma

Kısa cevap

Cezai şart — Türk Borçlar Kanunu’ndaki adıyla ceza koşulu — borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâli için borçlunun baştan üstlendiği edimdir (TBK m.179). Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile ceza istenebilir; zararı cezayı aşıyorsa aşan kısmı ancak borçlunun kusurunu ispatlayarak alabilir (TBK m.180). Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler, ancak hâkim aşırı gördüğü cezayı talep olmaksızın kendiliğinden indirir (TBK m.182). Kanun bir oran ya da tavan öngörmediği için aşırılık her dosyada somut olaya göre takdir edilir. Borçlu tacirse indirim kapısı kapalıdır: TTK m.22 uyarınca tacir sıfatındaki borçlu, cezanın aşırı olduğu iddiasında bulunamaz. Hizmet sözleşmesine yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulu (TBK m.420) ile konut ve çatılı işyeri kirasında kira bedelinin geç ödenmesine bağlanan ceza (TBK m.346) ise doğrudan geçersizdir.

Cezai şart nedir?

Cezai şart, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâli için borçlunun ödemeyi baştan üstlendiği edimdir. Türk Borçlar Kanunu kurumu ceza koşulu adıyla m.179-182 arasında düzenler; sözleşme metinlerinde ve mahkeme kararlarında ise 818 sayılı eski kanundan gelen cezai şart terimi kullanılmaya devam eder. Edim çoğunlukla paradır ama para olmak zorunda değildir.

Ceza koşulu fer’i, yani asıl borca bağlı bir borçtur ve bunun iki yönlü sonucu vardır: asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse ya da borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple — örneğin bir mücbir sebep yüzünden — sonradan imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez; buna karşılık ceza koşulunun geçersiz olması asıl borcun geçerliliğini etkilemez (TBK m.182).

1

Geçerli bir asıl borç

Ceza, ayakta duran bir borca bağlanır. Asıl borç yoksa ceza da yoktur.

2

Borca aykırılık

Hiç ifa etmeme, gereği gibi ifa etmeme ya da zamanında/kararlaştırılan yerde ifa etmeme.

3

Kararlaştırılmış edim

Miktarı taraflar belirler; kanunda oran ya da tavan yoktur (TBK m.182/1).

Kurumun iki işi vardır ve ikisi de sözleşme yönetiminde ölçülebilir: borçluyu ifaya zorlar ve alacaklıyı zararını ispat yükünden kurtarır. TBK m.180/1 bunu açıkça yazar: alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Madalyonun diğer yüzü m.180/2’dir — zarar cezayı aşıyorsa aşan kısım, ancak borçlunun kusuru ispatlanarak istenebilir.

Üç tür ve doğurduğu sonuç

TBK m.179 üç ayrı ceza koşulu tanır ve aralarındaki fark teorik değildir: hangi türün kararlaştırıldığı, alacaklının neyi isteyebileceğini doğrudan belirler. Sözleşmede açıklık yoksa kanun birinci türü varsayar — yani alacaklı ya borcu ya cezayı ister, ikisini birden değil.

Ceza koşulunun türleri ve alacaklının isteyebilecekleri
Tür Ne zaman doğar Alacaklı ne isteyebilir Dayanak
Seçimlik ceza koşulu Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinde Aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça YA asıl borç YA ceza TBK m.179/1
İfaya eklenen ceza koşulu Borç belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmediğinde (gecikme cezası) Asıl borçla BİRLİKTE ceza — çekincesiz kabul edilmemiş olması şartıyla TBK m.179/2
Dönme cezası Borçlu, cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme hakkını saklı tuttuysa Yalnız ceza; borçlu bu yetkiyi İSPAT etmek zorundadır TBK m.179/3

Hâkimin indirimi: TBK m.182/3

“Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.182/3

Tek cümlelik bu hüküm iki şey söyler ve ikisi de sık atlanır. “Kendiliğinden”: indirim bir def’i değildir, borçlunun talep etmesi gerekmez; hâkim aşırılığı görürse resen indirir. “İndirir”: yaptırım cezayı ortadan kaldırmak değil, aşırı olan kısmı budamaktır — geçerli bir ceza koşulu indirimden sonra da ayaktadır.

Kanun bir eşik vermez

TBK m.182/1 “taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler” der. Ne bir yüzde, ne bir kat, ne de bir tavan vardır. Dolaşımdaki “sözleşme bedelinin %20’sini aşamaz” türü kurallar hiçbir maddede geçmez; kararlarda tekrar eden sabit bir oran aramak da boşunadır çünkü aşırılık takdiri hâkimindir ve Yargıtay somut olayın koşullarına bakar. Bu sayfadaki denetleyici de bu yüzden bir oran hesaplar ama bir eşik uygulamaz.

Aşırılık değerlendirilirken tartılan ölçütler

  • Borçlunun kusurunun ağırlığı
  • Asıl borcun ifa edilmiş olan kısmı
  • Alacaklının gerçekte uğradığı zarar
  • Tarafların ekonomik durumu ve borçlunun ödeme gücü
  • Sözleşmeye aykırılığın süresi ve ağırlığı
  • Cezanın, korunan menfaatle olan ilişkisi
  • Sözleşmenin konusu, süresi ve tarafların sıfatı
  • Borçlunun cezayı ödemesi hâlinde ekonomik olarak mahvolup olmayacağı

Bu ölçütler kanunda sayılmaz; Yargıtay uygulamasında ve öğretide tekrar eden değerlendirme başlıklarıdır. Hiçbiri tek başına belirleyici değildir.

Ödenmiş ceza geri alınmaz

Yargıtay uygulamasında, cezayı çekince koymadan ödeyen borçlunun sonradan indirim istemesi kabul edilmemektedir. İndirim yetkisi resen kullanılsa da, kullanılabilmesi için ortada hâlâ istenen bir ceza olması gerekir. Ödeme yapılırken “fazlaya ve indirime ilişkin haklarımız saklıdır” kaydının düşülmesi bu kapıyı açık tutar.

Tacir istisnası: TTK m.22

Bir önceki bölümün kapısı, borçlu tacirse kapalıdır. Türk Ticaret Kanunu m.22 hükmü, ticari hayatta verilen sözün ağırlığını korumak için indirim talebini doğrudan yasaklar:

“Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasında bulunamaz.”

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.22

Kanun BORÇLUNUN sıfatına bakar

Metin “tacir sıfatını haiz borçlu” der; karşı tarafın tacir olması aranmaz. Alacaklının tüketici olması yasağı ortadan kaldırmaz.

TTK m.22

Esnaf tacir değildir

Ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedenî çalışmasına dayanan ve geliri kararnamedeki sınırı aşmayan kişi esnaftır; bu yasak ona uygulanmaz.

TTK m.15

Yasak yalnız “aşırılık” iddiasını kapatır

Cezanın geçersizliğini doğuran sebepler — ahlaka aykırılık, genel işlem koşulu denetimi, iş ve kira sözleşmesindeki özel yasaklar — tacir bakımından da işlemeye devam eder.

TBK m.27 · m.25

Yasağın kendisi de sınırsız değildir. Yargıtay uygulamasında, tacirler arasında dahi borçlunun ekonomik olarak mahvına yol açacak nitelikteki ceza, dürüstlük kuralı (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2) ve ahlaka aykırılık (TBK m.27) ölçütleriyle denetlenebilmekte; aşırı kısım kısmi hükümsüzlük yoluyla ayıklanabilmektedir. Bu, m.22’ye rağmen açık kalan dar bir kapıdır — kural değil, istisnanın istisnasıdır.

Cezanın geçersiz sayıldığı hâller

İndirim tartışmasına hiç gelinmeyen dosyalar vardır: kanun bazı ceza koşullarını doğrudan geçersiz sayar. Bu hâllerde oranın hiçbir önemi yoktur — ceza indirilmez, hiç doğmamıştır. Denetleyicinin ilk baktığı yer de burasıdır.

Ceza koşulunun geçersiz sayıldığı veya sınırlandığı hâller
Hangi sözleşmede Sonuç Dayanak
Hizmet (iş) sözleşmesi Yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Karşılıklı kararlaştırılmışsa geçerlidir; Yargıtay uygulamasında işçi aleyhine olan kısmın işveren aleyhine olanı aşan bölümü dikkate alınmaz. TBK m.420/1
Konut ve çatılı işyeri kirası Kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlanan ceza koşulu ve sonraki kiraların muaccel olacağına ilişkin anlaşma geçersizdir. TBK m.346
Matbu sözleşme (genel işlem koşulu) Karşı tarafın menfaatine aykırı, dürüstlük kuralına aykırı biçimde durumunu ağırlaştıran ceza koşulu denetime tabidir; yazılmamış sayılabilir. TBK m.20-25
Tüketici işlemi Ceza koşulu haksız şart denetimine tabidir; tüketiciyle müzakere edilmeden konulan ve dengesizlik yaratan kayıt tüketiciyi bağlamaz (6502 sayılı Kanun). 6502 s.K.
Rekabet yasağı (işçi) Aksi kararlaştırılmadıkça işçi, öngörülen cezayı ödeyerek yasaktan kurtulabilir; hâkim aşırı nitelikteki yasağı kapsam ve süre bakımından sınırlayabilir. TBK m.445-446
Asıl borç geçersiz veya imkânsız Asıl borç geçersizse ya da borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsızlaşmışsa cezanın ifası istenemez; cezanın geçersizliği ise asıl borcu etkilemez. TBK m.182

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bu sayfada adıyla anılır; kaynak listesine yalnız bağlantısı doğrulanmış kanun metinleri konur.

Sözleşmeye yazarken altı karar

Cezai şart maddesi çoğu sözleşmeye tek cümleyle giriyor ve o tek cümle, uyuşmazlık çıktığında altı ayrı soruyu cevapsız bırakıyor. Aşağıdaki altı karar madde yazılırken verilirse, tartışma sonradan yorumla değil metinle çözülür.

  1. 1

    Hangi tür?

    Asıl edimin ifasıyla BİRLİKTE istenip istenemeyeceği yazılmazsa kanun seçimlik türü varsayar ve alacaklı ya borcu ya cezayı ister. Gecikme cezası isteniyorsa madde bunu açıkça söylemelidir.

    TBK m.179/1-2

  2. 2

    Neye bağlı, nasıl hesaplanıyor?

    Tek seferlik mi, gecikilen gün başına mı? Gün başına ceza, matrahını (bedel mi, gecikilen iş kalemi mi) ve gün sayımının nasıl yapılacağını da söylemelidir.

    TBK m.179/2

  3. 3

    Tavanı var mı?

    Tavansız günlük ceza birkaç ay sonra sözleşme bedelini aşar ve hâkimin indirimini fiilen davet eder. Tarafların koyduğu bir tavan, hem öngörülebilirliği hem maddenin ayakta kalma şansını artırır.

    TBK m.182/3

  4. 4

    Aşan zarar saklı mı?

    Ceza tutarını aşan zararın istenebilmesi kanunen borçlunun kusurunun ispatına bağlıdır. Sözleşmedeki “aşan zararlar saklıdır” kaydı bu ispat yükünü kaldırmaz ama cezanın götürü tazminat sayılıp aşan kısmın hiç istenemeyeceği tartışmasını kapatır.

    TBK m.180/2

  5. 5

    Çekince disiplini kuruldu mu?

    Gecikmeli ifanın kabulünde ihtirazi kayıt konulmasını, kabul tutanağının kim tarafından imzalanacağını ve saklanacağını yazın. Uygulamada cezai şart en çok bu adımda kaybediliyor.

    TBK m.179/2

  6. 6

    Damga vergisi hesaba katıldı mı?

    Aynı kâğıttaki birbirine bağlı işlemlerde vergi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren tutar üzerinden alınır. Cezai şart sözleşme bedelini aşıyorsa matrah artık cezadır.

    488 s.K. m.6

Son maddenin rakamsal karşılığı için damga vergisi hesaplama aracına bakabilirsiniz; sözleşmeye bağlı süreler için hukuki süre hesaplama aracı aynı mantıkla çalışır: sonuç bir rakam değil, hangi kuralın neden uygulandığının dökümüdür.

Dört örnek üzerinde

Aşağıdaki oranlar sunucuda hesaplanmıştır ve JavaScript kapalıyken de görünür. Dikkat edilecek şey oranın kendisi değil, hangi kapının açık olduğudur: aynı oran bir dosyada tartışılabilir, diğerinde hiç konuşulmaz.

Yapım sözleşmesinde gecikme cezası

2.000.000 ₺ taban · 1.200.000 ₺ ceza (Günlük 20.000 ₺ × 60 gün gecikme)

%60 ceza / taban

İndirim istenemez

Borçlu tacir olduğu için aşırılık iddiası kapalıdır. Ceza ancak dürüstlük kuralı ve ahlaka aykırılık sınırında denetlenebilir.

TTK m.22 · TBK m.182/3

Bayilik sözleşmesinde rekabet ihlali cezası

500.000 ₺ taban · 5.000.000 ₺ ceza (Tek seferlik ceza)

%1.000 ceza / taban

İndirim istenemez — dar bir istisna dışında

Oran çarpıcı olsa da tacir bakımından indirim yolu kapalıdır. Açık kalan tek kapı, cezanın borçluyu ekonomik olarak mahvedecek nitelikte olmasıdır.

TTK m.22 · TMK m.2 · TBK m.27

İş sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine ceza

600.000 ₺ taban · 300.000 ₺ ceza (Erken ayrılma cezası · taban: yıllık brüt ücret)

%50 ceza / taban

Kayıt geçersiz — oranın önemi yok

Hizmet sözleşmesine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir; indirime hiç gelinmez.

TBK m.420/1

Konut kirasında geç ödeme cezası

30.000 ₺ taban · 5.000 ₺ ceza (Gecikilen her ay için · taban: aylık kira)

%16,7 ceza / taban

Kayıt geçersiz — oranın önemi yok

Kira bedelinin zamanında ödenmemesine ceza koşulu bağlanamaz; muacceliyet kaydı da aynı hükümle geçersizdir.

TBK m.346

Sözleşme bedeli belirli değilse — tipik olarak bir gizlilik sözleşmesinde — oran hiç hesaplanamaz. Bu, cezanın denetlenemeyeceği anlamına gelmez: aşırılık o hâlde korunan menfaat, ihlalin ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu üzerinden değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Cezai şart nedir?
Cezai şart, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun ödemeyi baştan üstlendiği edimdir; Türk Borçlar Kanunu bunu "ceza koşulu" adıyla m.179-182 arasında düzenler. Fer’i (asıl borca bağlı) bir borçtur: asıl borç geçersizse cezanın ifası istenemez, buna karşılık ceza koşulunun geçersizliği asıl borcu etkilemez (TBK m.182).
Cezai şart istenebilmesi için zarara uğramak gerekir mi?
Gerekmez. TBK m.180/1 açıkça "alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir" der. Cezai şartın en pratik işlevi budur: alacaklı zararını ve miktarını ispat yükünden kurtulur. Tersi de vardır — alacaklının zararı cezayı aşıyorsa aşan kısmı ancak borçlunun kusurunu ispatlayarak isteyebilir (TBK m.180/2).
Hem borcun ifasını hem cezayı birlikte isteyebilir miyim?
Ceza koşulunun türüne bağlıdır. Sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılmış cezada alacaklı, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça YA borcu YA cezayı ister (TBK m.179/1). Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa — yani tipik gecikme cezasında — alacaklı asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir (TBK m.179/2). İkisini birlikte istemek isteyen taraf, bunu sözleşmede açıkça yazmalıdır.
Gecikmiş ifayı kabul edersem cezai şart hakkım kalır mı?
Çekince koymadan kabul ettiyseniz kalmaz. TBK m.179/2, alacaklının cezayı isteyebilmesini "hakkından açıkça feragat etmemiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olması" şartına bağlar. Geciken teslimatı, hakediş ödemesini ya da işi ihtirazi kayıt koymadan teslim almak, gecikme cezası hakkını düşürür. Tutanağa veya kabul yazısına "gecikme cezasına ilişkin haklarımız saklıdır" kaydı düşülmelidir.
Cezai şart en fazla ne kadar olabilir?
Kanunda bir oran, tavan ya da yüzde YOKTUR. TBK m.182/1 "taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler" der. Sınır sonradan ve hâkim eliyle gelir: TBK m.182/3 uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu indirir. Dolaşımdaki "sözleşme bedelinin %20’sini geçemez" türü kurallar hiçbir maddede geçmez; aşırılık, somut olayın koşullarına göre takdir edilir.
Hâkim cezai şartı kendiliğinden indirir mi, talep gerekir mi?
Kendiliğinden indirir. TBK m.182/3’ün metni "hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" biçimindedir; borçlunun ayrıca talepte bulunması ya da bir def’i ileri sürmesi gerekmez. Buna karşılık indirim, cezayı tamamen ortadan kaldırmaz — aşırılığı giderir. Yargıtay uygulamasında, cezayı çekince koymadan ödemiş olan borçlunun sonradan indirim istemesi kabul edilmemektedir; ödeme yaparken ihtirazi kayıt konulması bu yüzden önemlidir.
Tacirler cezai şartın indirilmesini isteyebilir mi?
Kural olarak isteyemez. TTK m.22, tacir sıfatını haiz borçlunun TBK m.182/3 ve diğer sayılan hâllerde "aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasında" bulunamayacağını söyler. Kanun borçlunun sıfatına bakar; karşı tarafın tacir olması aranmaz ve esnaf tacir sayılmadığı için (TTK m.15) bu yasak esnafa uygulanmaz. Yasağın kendisi de mutlak değildir: Yargıtay uygulamasında, borçlunun ekonomik olarak mahvına yol açacak nitelikteki ceza, dürüstlük kuralı ve ahlaka aykırılık ölçütleriyle (Türk Medeni Kanunu m.2, TBK m.27) denetlenebilmektedir.
İş sözleşmesine cezai şart konulabilir mi?
Konulabilir, ama tek yönlü olamaz: TBK m.420/1 "hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir" der. Karşılıklı kararlaştırılmış bir ceza geçerlidir; Yargıtay uygulamasında işçi aleyhine öngörülen miktarın işveren aleyhine öngörülenden fazla olan kısmı dikkate alınmamaktadır. Ayrıca işçi tacir olmadığı için TTK m.22 yasağı burada işlemez ve hâkimin indirim yetkisi tam olarak açıktır.
Kira sözleşmesindeki cezai şart geçerli mi?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında değildir. TBK m.346, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini belirtir ve kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ya da sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaları açıkça geçersiz sayar. Bu hâlde oranın hiçbir önemi yoktur: kayıt indirilmez, hükümsüzdür.
Cezai şart ile cayma parası ve götürü tazminat arasındaki fark nedir?
Cezai şart bir sözleşmeye aykırılık yaptırımıdır ve borç ihlal edilmedikçe istenemez. Bağlanma parası ile cayma parası (TBK m.177-178) ise sözleşme kurulurken verilen ve sözleşmeden dönme hakkının bedeli olan ayrı kurumlardır; bunlarda bir ihlal aranmaz. Götürü tazminat kaydı ise zararın miktarını baştan belirlemeye yöneliktir ve cezai şarttan ayrılan yönü, ceza fonksiyonu taşımamasıdır. Ayrım pratikte önemlidir çünkü hâkimin indirim yetkisi (TBK m.182/3) doğrudan ceza koşuluna bağlanmıştır.
Cezai şart tutarından ayrıca damga vergisi alınır mı?
Kural olarak ayrıca alınmaz. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.6, bir kâğıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma ise verginin en yüksek vergi alınmasını gerektiren işlem üzerinden alınacağını söyler; sözleşmedeki cezai şart da asıl akde bağlı sayılır. Dikkat edilecek nokta şudur: kararlaştırılan ceza sözleşme bedelini AŞIYORSA en yüksek tutar artık cezadır ve matrah o tutar üzerinden oluşur.

Kaynaklar ve dayanak

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.

Cezai şart maddesini her sözleşmede aynı gözle okumak

Korinsa sözleşme dosyalarınızı okur: cezai şart, tavan, çekince ve fesih maddelerini çıkarır, sürümler arasındaki madde farkını gösterir ve dosyada kimin neyi gördüğünü kayıt altına alır.