Kısa cevap
Tebliğ, bir hukuki işlemin muhatabına kanunun gösterdiği usulle bildirilmesidir; tebligat ise bu bildirimin belgelendirilmesiyle birlikte oluşan işlemin tamamıdır. Tebligat doğru adrese çıkarılmış, kanunun saydığı kişilerden birine yapılmış ve tebliğ mazbatasıyla belgelenmişse, muhatap evrakı fiilen okumasa bile geçerlidir. Muhatap adreste bulunamazsa tebliğ aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerinden birine (7201 s. K. m.16), işyerinde ise aynı yerdeki daimî memur veya müstahdeme (m.17) yapılır; apartman kapıcısına veya komşuya bırakılan evrak tebliğ sayılmaz — bu kişilere m.21/1 uyarınca yalnız HABER VERİLİR, evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya teslim edilir ve tebliğ tarihi ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Usulsüz tebligat yok hükmünde değildir: muhatap tebliğden haberdar olmuşsa tebligat geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir (m.32). Süre bu tarihten itibaren işler ve tebliğ günü hesaba katılmaz (HMK m.91, m.92/1).
Tebliğ nedir, tebligattan farkı ne?
Kural
Tebliğ, bir hukuki işlemin muhatabına kanunun gösterdiği usulle bildirilmesidir.
Bildirilen şey bir dava dilekçesi, bir gerekçeli karar, bir ödeme emri ya da bir ihtarname olabilir. Tebliğin işlevi tektir: muhatabı işlemden haberdar etmek ve o işlemin bağladığı süreyi başlatmak. Tebligatı çıkarma yetkisi de kanunda sayılıdır — yargı mercileri, kamu kurumları, belediyeler, barolar ve noterler; ve tebligat kural olarak Posta ve Telgraf Teşkilatı ya da memur eliyle yapılır (7201 s. K. m.1).
Sınır
Tebligat yalnız bildirim değildir; bildirimin belgelendirilmesini de içerir. Belgelendirme tebliğ mazbatasıyla yapılır ve mazbatada bulunması gereken hususlar tek tek sayılıdır (m.23). Pratik sonucu şudur: muhatabın işlemden başka bir yoldan haberdar olması tebligat yerine geçmez, çünkü belgesi yoktur. Bir ihtarname taahhütlü mektupla da gönderilebilir ve iradeyi ulaştırır, ama Tebligat Kanunu’nun sonuçlarını doğurmaz — ihtarname sayfasında bu ayrım ayrıntılı yazılı.
Kural
Tebligat, muhatabın rızasına bağlı değildir.
Muhatabın evrakı almak istememesi tebligatı durdurmaz. Tebellüğden imtina hâlinde tebliğ memuru evrakı muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya teslim eder, ihbarnameyi kapıya yapıştırır ve tebligat tamamlanır (m.21/1). Aynı mantık tatil günleri için de geçerlidir: resmî ve adli tatil günlerinde de tebligat yapılabilir (m.33).
Sınır
Rıza aranmaması, usulün gevşetilebileceği anlamına gelmez. Tebligat memurunun her adımı mazbataya yazılıdır ve yazılmayan adım yapılmamış sayılır. Sayfanın geri kalanı büyük ölçüde bu tek cümlenin sonuçlarıdır: usulsüzlük iddialarının çoğu, mazbatada eksik kalan bir kayıttan doğar.
Geçerli tebligatın şartları
Bir tebligatın geçerli olması için beş halkanın da tutması gerekir. Aşağıdaki liste bir kontrol listesi gibi okunabilir; ama listeyi okumadan önce bir sonraki kutuyu okuyun, çünkü halkalardan birinin kopması tebligatı yok etmez.
-
1
Yetkili merci tarafından çıkarılmış olmalı
Tebligat, kanunda sayılan merciler tarafından ve kural olarak Posta ve Telgraf Teşkilatı ya da memur eliyle yapılır.
7201 s. K. m.1
-
2
Doğru adrese çıkarılmalı
Tebligat, bilinen en son adrese yapılır; bu adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres sayılır.
7201 s. K. m.10
-
3
Kanunun saydığı kişiye yapılmalı
Muhatap, vekili, aynı konutta oturanlar, hizmetçiler, tüzel kişilerde yetkili temsilci ve onun yokluğunda hazır bulunan memur veya müstahdem.
7201 s. K. m.11-18
-
4
Teslim alanın tebellüğ ehliyeti bulunmalı
Tebliğ, görünüşüne göre on sekiz yaşından aşağı olmayan ve bariz surette ehliyetsiz bulunmayan kimseye yapılabilir.
7201 s. K. m.22
-
5
Tebliğ mazbatasıyla belgelenmeli
Mazbatada bulunması gereken hususlar kanunda sayılıdır; yazılmayan adım yapılmamış sayılır.
7201 s. K. m.23
Sınır
Şartlardan birine uyulmaması tebligatı yok hükmünde kılmaz, usulsüz kılar — ve ikisi aynı şey değildir. Usulsüz tebligat, muhatap haberdar olmuşsa geçerli sayılır ve yalnız tarihi kayar (m.32). Yokluk ise tebligatın hiç yapılmadığı ya da tümüyle ilgisiz bir kişiye yapıldığı hâldir: orada m.32 uygulanmaz ve süre hiç işlemez.
Kime yapılabilir: kural ve sınırları
Aşağıdaki sekiz hâl, denetleyicinin verdiği kararların tamamını kapsar. Her hâlde önce kural, hemen ardından o kuralın tutmadığı durum yazılıdır; ikisi de yürürlüktedir ve biri diğerinin hatası değildir.
Muhatabın kendisine teslim
Kural
Evrak muhatabın kendisine imza karşılığı teslim edilmişse tebligat geçerlidir ve tebliğ tarihi o gündür.
Tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır; muhatabın başvurusu ya da kabulü şartıyla her yerde de yapılabilir. Teslim anı tebliğ mazbatasına yazılır ve mazbatada bulunması gereken hususlar kanunda tek tek sayılıdır.
- Evrakın imza karşılığı teslim edilmesi ve teslim tarihinin tebliğ mazbatasına yazılması
- 7201 s. K. m.23
- Tebligatın bilinen en son adrese çıkarılmış olması; muhatabın kabulü hâlinde yer şartı aranmaz
- 7201 s. K. m.10
- Tebliğ tarihi
- Mazbataya yazılan teslim (imza) tarihi.
Sınır
Muhataba yapılmış olması her zaman yetmez: vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır ve asile yapılan tebligat kural olarak süreyi işletmez (m.11). Sınırın öteki ucu da vardır — muhatap evrakı almaktan kaçınırsa tebligat başarısız olmaz: tebliğ memuru m.21/1 yolunu izler, evrakı muhtara ya da zabıtaya teslim eder, ihbarnameyi kapıya yapıştırır ve tebligat yine tamamlanır. Tebellüğden imtina, tebligatı durduran bir hak değildir.
Vekile teslim
Kural
Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır; tebliğ tarihi vekile teslim tarihidir.
Bu, bir tercih değil bir zorunluluktur: dosyada vekil varken tebligatın asile yapılması kural olarak süreyi işletmez ve uygulamada usulsüz tebligat iddiasının en sık dayanağıdır.
- İşin vekil vasıtasıyla takip ediliyor olması
- 7201 s. K. m.11
- Vekil birden çoksa birine tebligat yeterlidir; birden fazlasına yapılmışsa ilkinin tarihi esas alınır
- 7201 s. K. m.11
- Tebliğ tarihi
- Vekile teslim tarihi; birden çok vekile tebligat yapılmışsa ilkine yapılan tebliğin tarihi.
Sınır
Kural mutlak değildir: kanun, ceza yargılamasında kararların sanıklara tebliğ edilmesine ilişkin hükümleri ayrıca saklı tutar (m.11). İkinci sınır zaman içindedir — vekile tebligat, vekilin dosyadaki yetkisi devam ettiği sürece sonuç doğurur; istifa ya da azil mercie bildirildikten sonra aynı adrese yapılan tebligat tartışmalı hâle gelir.
Aynı konutta oturan kişiye ya da hizmetçiye teslim
Kural
Muhatap adresinde bulunamazsa tebliğ, kendisiyle aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Kanun burada muhatabın rızasını aramaz; adreste bulunamama olgusu yeter. Ölçüt akrabalık da değildir: belirleyici olan aynı konutu paylaşmaktır.
- Muhatabın tebliğ anında adreste bulunmaması
- 7201 s. K. m.16
- Teslim alanın muhatapla aynı konutta oturması ya da hizmetçisi olması
- 7201 s. K. m.16
- Teslim alanın görünüşüne göre on sekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz surette ehliyetsiz bulunmaması
- 7201 s. K. m.22
- Tebliğ tarihi
- Evrakın teslim edildiği tarih.
Sınır
“Aynı konutta oturmak” aynı binada oturmak değildir: üst kattaki komşu, ayrı dairedeki akraba ve apartman kapıcısı bu kapsamın dışındadır. Kanun ayrıca, o işte muhatapla hasım durumunda olan kişiye muhatap namına tebliğ yapılmasını yasaklar — boşanma dosyasında eşe yapılan tebligatın tartışılmasının sebebi budur. Bir sınır da tarihe ilişkindir: teslim alan kişi muhatabın geçici olarak başka yere gittiğini beyan ederse tebliğ, evrakın verildiği tarihte; beyan üzerine ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır (m.20).
İşyerindeki daimî memur veya müstahdeme teslim
Kural
Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra eden muhatap o yerde bulunmazsa, tebliğ aynı yerdeki daimî memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Tüzel kişilerde işleyiş bir sıra hâlindedir: tebliğ önce yetkili temsilciye yapılır, temsilci birden çoksa yalnız birine yapılması yeterlidir; temsilcinin bulunmadığı ya da evrakı bizzat alamayacak hâlde olduğu durumda orada hazır bulunan memur veya müstahdeme yapılır.
- Muhatabın o yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra ediyor olması ve tebliğ anında orada bulunmaması
- 7201 s. K. m.17
- Tüzel kişide önce yetkili temsilci; temsilci mutat iş saatlerinde iş yerinde değilse ya da evrakı bizzat alamayacak hâldeyse hazır bulunan memur veya müstahdem
- 7201 s. K. m.12 · m.13
- Teslim alanın tebellüğ ehliyetinin bulunması
- 7201 s. K. m.22
- Tebliğ tarihi
- Evrakın teslim edildiği tarih; muhatabın geçici olarak başka yere gittiği beyan edilmişse m.20 uygulanır.
Sınır
“Daimî” sözcüğü şarttır: geçici görevli, stajyer ya da o gün orada bulunan biri tebellüğ edemez. Tüzel kişide de sıra bozulamaz — hazır bulunan memura tebligat, temsilcinin bulunmaması ya da evrakı bizzat alamayacak hâlde olması şartına bağlıdır ve uygulamada bu sebebin tebliğ mazbatasına yazılması aranır. Sebebi yazılmayan mazbata, çalışanın imzası bulunsa bile usulsüzlük iddiasını açık bırakır.
Kapıcıya ya da komşuya bırakma
Kural
Apartman kapıcısına ya da komşuya bırakılan evrak tebliğ edilmiş sayılmaz.
Kanun tebellüğ edebilecek kişileri tek tek sayar ve kapıcı ile komşu bu sayımın dışındadır. Kapıcı, yönetici ve komşu m.21/1’de geçer ama başka bir işlev için: adreste bulunmama hâlinde durumun onlara HABER VERİLMESİ gerekir. Haber verme bir teslim yolu değil, muhatabın haberdar olma ihtimalini artıran yan bir yükümlülüktür; evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıta amir veya memuruna imza karşılığı teslim edilir.
- Tebellüğ ehliyetlileri kanunda sayılıdır; kapıcı ve komşu bu sayımda yer almaz
- 7201 s. K. m.12-18
- Kapıcı, yönetici ve komşuya yalnız haber verilir; evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya teslim edilir
- 7201 s. K. m.21/1
- Tebliğ tarihi
- Geçerli bir tebliğ tarihi doğmaz; muhatap haberdar olmuşsa beyan ettiği öğrenme tarihi esas alınır (m.32).
Sınır
Yasak kişiye değil sıfata bağlıdır. Kapıcı muhatapla aynı konutta oturuyorsa m.16, muhatabın işyerinde daimî müstahdemi ise m.17 uygulanır ve aynı teslim geçerli hâle gelir; belirleyici olan kapının önündeki kişi değil, mazbatada yazan sıfattır. Sınırın öteki ucu da vardır: m.21/1 tebligatında komşuya, yöneticiye ya da kapıcıya haber verilmemiş olması, evrak usulüne uygun teslim edilmiş olsa bile tebligatı usulsüz kılar.
Muhtara bırakma: adreste bulunamama ve tebellüğden imtina (m.21/1)
Kural
Muhatap ve onun yerine tebligat yapılabilecek kişilerden hiçbiri adreste bulunamaz ya da tebellüğden imtina ederse, evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya teslim edilir ve tebligat ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasıyla tamamlanır.
Bu, tebligatın “imkânsızlık” hâlidir: kanun tebligatı imkânsız saymak yerine onu başka bir usulle tamamlar. Tebliğ tarihi muhatabın fiilen haberdar olmasına değil, ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasına bağlanmıştır.
- Muhatabın ve tebligat yapılabilecek kişilerin adreste bulunamaması ya da tebellüğden imtina etmesi
- 7201 s. K. m.21/1
- Evrakın o yerin muhtarına, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıta amir veya memuruna imza karşılığı teslim edilmesi
- 7201 s. K. m.21/1
- Tesellüm edenin adresini taşıyan ihbarnamenin binanın kapısına yapıştırılması
- 7201 s. K. m.21/1
- Adreste bulunmama hâlinde durumun mümkün oldukça en yakın komşuya, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verilmesi
- 7201 s. K. m.21/1
- Tebliğ tarihi
- İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih.
Sınır
Haber verme yükümlülüğü yalnız adreste bulunmama hâline bağlanmıştır: muhatap oradadır ve tebellüğden imtina ediyorsa komşuya haber verilmesi aranmaz — kendisi zaten haberdardır. Buna karşılık adreste bulunmama hâlinde bu kaydın mazbatada görünmemesi tebligatı usulsüz kılar. Kanunun “mümkün oldukça” ifadesi de mutlak bir zorunluluk kurmaz; haber verilemediyse sebebinin mazbatada gösterilmesi beklenir.
Muhtara bırakma: adres kayıt sistemindeki adres (m.21/2)
Kural
Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresiyse, muhatap orada hiç oturmamış ya da oradan sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligat geçerlidir.
Fıkra, adresini güncellemeyen muhatabın tebligatı sonsuza kadar geciktirmesini engeller. Bedeli ağırdır: kişi o adreste hiç oturmamış olsa bile süre işlemeye başlar.
- Bilinen en son adrese tebligat yapılamamış ya da o adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılmış olması
- 7201 s. K. m.10/2
- Gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olması
- 7201 s. K. m.21/2
- Evrakın muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya imza karşılığı teslimi ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılması
- 7201 s. K. m.21/2
- Tebliğ tarihi
- İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih — fıkra bunu açıkça söyler.
Sınır
Fıkra doğrudan uygulanamaz: adres kayıt sistemi adresine gitmeden önce bilinen en son adrese tebligat çıkarılmış ve yapılamamış olması gerekir (m.10/2). Uygulamada, tebligatı çıkaran mercinin adresin adres kayıt sistemi adresi olduğunu ve tebliğ imkânsızlığı hâlinde m.21/2’ye göre işlem yapılacağını mazbata üzerine şerh etmesi aranır; ayrıntı Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’tedir. Fıkranın metni, m.21/1’den farklı olarak ayrıca komşuya haber verilmesini saymaz — iki fıkranın ortak şartı ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasıdır.
Adresi meçhul muhatap: ilanen tebligat
Kural
Adresi meçhul olan muhataba tebligat ilanen yapılır ve tebligat, son ilan tarihinden yedi gün sonra yapılmış sayılır.
Adresi meçhul sayılan kişi, yukarıdaki maddeler uyarınca kendisine tebligat yapılamayan ve ikametgâhı, meskeni ya da işyeri de bulunamayan kişidir; adresin meçhul olduğu tebliğ memuru tarafından muhtara şerh verdirilerek tespit edilir.
- Diğer maddeler uyarınca tebligat yapılamamış ve muhatabın ikametgâhı, meskeni veya işyerinin de bulunamamış olması
- 7201 s. K. m.28
- Adresin meçhul olduğunun tebliğ memuru tarafından muhtara şerh verdirilerek tespit edilmesi
- 7201 s. K. m.28
- İlanın kanunun aradığı usulle yapılmış olması
- 7201 s. K. m.28-31
- Tebliğ tarihi
- Son ilan tarihinden yedi gün sonra. Merci daha uzun bir süre tayin edebilir; bu süre on beş günü geçemez (m.31).
Sınır
İlanen tebligat son çaredir: adresin bilinmemesi yetmez, adres araştırmasının yapılmış ve sonucunun belgelenmiş olması gerekir (m.28). Adres kayıt sisteminde kayıtlı bir yerleşim yeri varken ilana çıkılamaz; çıkılırsa tebligat usulsüzdür. Sınırın öteki ucu ağırdır: ilan usulüne uygunsa muhatap ilanı hiç görmemiş olsa da tebligat geçerlidir ve süre işler.
Kim tebellüğ edebilir: karşılaştırma
Yukarıdaki sekiz hâlin özeti. Tablo denetleyiciyle aynı veriden basılır; ikisi ayrışamaz.
| Evrakı teslim alan | Sonuç | Aranan şart | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Muhatabın kendisi | Geçerli | İmza karşılığı teslim ve mazbata kaydı | m.10 · m.23 |
| Muhatabın vekili | Geçerli | Dosyada vekilin bulunması | m.11 |
| Aynı konutta oturan kişi / hizmetçi | Geçerli | Aynı konutta oturma + tebellüğ ehliyeti | m.16 · m.22 |
| İşyerindeki daimî çalışan | Geçerli | Daimî sıfat + temsilciye ulaşılamaması | m.12 · m.13 · m.17 |
| Apartman kapıcısı ya da komşu | Usulsüz | Sıfat kanuni sayımda yok | m.12-18 · m.21/1 |
| Muhtar / zabıta — bilinen adres | Geçerli | Muhtara teslim + kapıya yapıştırma + haber verme | m.21/1 |
| Muhtar / zabıta — adres kayıt sistemi adresi | Geçerli | Önce bilinen adres + m.21/2 şerhi | m.10/2 · m.21/2 |
| İlanen tebligat | Geçerli | Adres araştırmasının tamamlanmış olması | m.28 · m.31 |
Adres kayıt sistemine göre tebligat
Kural
Bilinen en son adres tebligata elverişli değilse ya da oraya tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres sayılır.
Bu, m.10/2’nin kurduğu köprüdür: tebligat çıkarılacak yeni bir adres üretir. Köprünün diğer ucunda m.21/2 durur — gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresiyse, muhatap orada hiç oturmamış ya da oradan sürekli ayrılmış olsa dahi evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya teslim edilir, ihbarname kapıya yapıştırılır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Kural sert görünür ve serttir: kanun, adresini güncellemeyen kişinin tebligatı süresiz geciktirmesini kabul etmez.
Sınır
Sıra atlanamaz. Adres kayıt sistemi adresine doğrudan gidilemez; önce bilinen en son adrese tebligat çıkarılmış ve yapılamamış olması gerekir. Uygulamada mercinin, adresin adres kayıt sistemi adresi olduğunu ve tebliğ imkânsızlığı hâlinde m.21/2’ye göre işlem yapılacağını mazbata üzerine şerh etmesi aranır; ayrıntı Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’tedir. Şerhsiz çıkarılmış bir evrakta memurun m.21/2’yi uygulaması, tebligatı usulsüz kılar.
Kural
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmek zorundadır; bildirmezse eski adrese asma yoluyla tebligat yapılır.
Kendisine ya da adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan mercie bildirmekle yükümlüdür. Bildirmez ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemezse, evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır (m.35).
Sınır
Hükmün kendi ilk cümlesi onu sınırlar: m.35 yalnız o işte kendisine daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış kişiye uygulanır. Dosyada hiç tebligat almamış kişiye m.35 işletilemez; onun için normal sıra yürür — bilinen adres, sonra adres kayıt sistemi adresi, en son ilan.
Yokluğunda tebligat ve haber verme kâğıdı
Kural
m.21 tebligatı dört adımdan oluşur ve ancak dördü birden tamamlanınca yapılmış sayılır.
- 1 Muhatap ve onun yerine tebligat yapılabilecek kişilerden hiçbiri adreste bulunamaz ya da tebellüğden imtina eder.
- 2 Evrak, o yerin muhtarına, ihtiyar heyeti üyelerinden birine ya da zabıta amir veya memuruna imza karşılığı teslim edilir.
- 3 Tesellüm edenin adresini taşıyan ihbarname — uygulamadaki adıyla “2 numaralı haber kâğıdı” — gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılır.
- 4 Adreste bulunmama hâlinde durum, mümkün oldukça en yakın komşuya, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verilir.
Tebliğ tarihi bu zincirin üçüncü halkasına bağlıdır: ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih. Muhatabın ihbarnameyi görüp görmemesi, evi ne zaman ziyaret ettiği ya da evrakı ne zaman aldığı tarihi değiştirmez.
Sınır
Dördüncü adım her hâlde aranmaz. Haber verme yükümlülüğü kanunda adreste bulunmama hâline bağlanmıştır; muhatap oradadır ve tebellüğden imtina ediyorsa komşuya haber verilmesi gerekmez — kendisi zaten haberdardır. Buna karşılık adreste bulunmama hâlinde bu kaydın mazbatada görünmemesi tebligatı usulsüz kılar. Kanunun “mümkün oldukça” ifadesi mutlak bir zorunluluk kurmaz; haber verilemediyse sebebinin gösterilmesi beklenir.
Kural
Muhatabın geçici olarak başka yere gittiği beyan edilirse evrak yine teslim edilir ve tebliğ o tarihte yapılmış sayılır.
Aynı konutta oturan kişi, işyerindeki daimî çalışan ya da kanunun saydığı diğer kişiler muhatabın muvakkaten başka yere gittiğini belirtirse, keyfiyet ve beyanda bulunanın adı soyadı mazbataya yazılır ve evrak bu kişiye verilir; bu kişi evrakı kabule mecburdur (m.20).
Sınır
Bu hâlde tarih ikiye ayrılır ve ayrım kolayca kaçar: tebliğ, evrakın o kişilere verildiği tarihte; beyan üzerine ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır (m.20). Yani aynı olayda iki farklı tebliğ tarihi mümkündür ve hangisinin geçerli olduğunu mazbatadaki kayıt belirler.
Usulsüz tebligat: geçersiz değil, tarihi kayar
Kural
Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebligat muteber sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir.
m.32’nin iki cümlesi, tebligat hukukunun en çok yanlış aktarılan hükmüdür. Usulsüzlük tebligatı ortadan kaldırmaz; yalnızca tarihini taşır. Mazbatadaki tarih yerine muhatabın öğrendiği tarih geçer ve süre o günden itibaren işler. Sonucu şudur: kapıcıya bırakılmış, ehliyetsiz kişiye verilmiş ya da vekil varken asile yapılmış bir tebligatta bile kaybedilecek bir süre vardır — yalnızca daha geç bir günden başlar.
Sınır
Kural muhatabın haberdar olmasına bağlıdır. Muhatap tebliğden hiç haberdar olmamışsa ortada geçerli bir tebligat yoktur ve süre hiç işlemez; bu hâl usulsüzlük değil yokluktur ve m.32 uygulanmaz. Ayrım pratikte pahalıdır: usulsüzlüğü yoklukla karıştıran taraf, aslında çoktan işlemeye başlamış bir sürenin ortasında hareketsiz kalır.
Kural
Öğrenme tarihini muhatap beyan eder ve kural olarak bu beyana itibar edilir.
Kanun tarihi muhatabın beyanına bağlar; çünkü usulsüzlüğü doğuran şey karşı tarafın değil, tebligatı yapan usulün eksikliğidir. Muhatap, öğrenme tarihini dilekçesinde açıkça bildirir ve süresini o günden itibaren hesaplar.
Sınır
Beyan denetimsiz değildir. Karşı taraf, muhatabın dosyadan örnek alması, itiraz etmesi ya da ödeme yapması gibi somut olgularla daha erken bir tarihte öğrendiğini ispatlayabilir; ispatlanırsa esas alınan tarih değişir. İkinci sınır süredir: usulsüzlük iddiası zamanında ileri sürülmelidir. İcra takiplerinde usulsüz tebliğ şikâyeti, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m.16/1); yargılama hukukunda ise iddia, başvurulan kanun yolunun kendi süresi içinde ileri sürülür.
Tebliğ tarihinin süre hesabına etkisi
Kural
Süre tebliğ tarihinden itibaren işler, ama tebliğ günü hesaba katılmaz.
Süreler taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar (HMK m.91). Gün olarak belirlenen sürede tebliğ veya tefhim edilen gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter (m.92/1). İki haftalık bir süre bu yüzden tebliğ tarihinden on dört gün sonraki gün sona erer; sık yapılan hata, tebliğ gününü birinci gün saymaktır. Hesabın kendisi için süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Sınır
Tatil, tebliğ tarihini ötelemez. Resmî ve adli tatil günlerinde de tebligat yapılabilir (7201 s. K. m.33) ve resmî tatil günleri süreye dâhildir; uzama yalnız sürenin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde gündeme gelir — o zaman süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter (HMK m.93).
Kural
Kanuni süreler değiştirilemez.
Kanunda belirtilen istisnalar dışında hâkim, kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez (HMK m.90). Tebligat ne kadar geç ya da ne kadar sorunlu yapılmış olursa olsun, sürenin uzunluğu değişmez.
Sınır
Usulsüz tebligat bu kuralı delmez, ona dokunmaz: süreyi uzatmaz, başlangıcını taşır. Öğrenme tarihi yeni bir süre yaratmaz; aynı kanuni süreyi yeni bir günden başlatır. Bu yüzden usulsüzlük tespit edildiğinde kazanılan şey ek süre değil, kaybedilmiş sayılan sürenin geri alınmasıdır.
Sık sorulan sorular
Tebliğ ile tebligat aynı şey mi?
Apartman kapıcısına ya da komşuya bırakılan evrak tebliğ edilmiş sayılır mı?
Usulsüz tebligat geçersiz midir?
Usulsüz tebligatta süre hangi tarihten başlar?
Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihine her hâlde itibar edilir mi?
Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligat, orada oturmasam da geçerli mi?
Kapıya yapıştırılan ihbarnameyi hiç görmedim; tebligat yine geçerli mi?
Eşime, çocuğuma ya da annem-babama yapılan tebligat geçerli mi?
Vekilim varken bana yapılan tebligat süreyi başlatır mı?
Şirkete yapılan tebligatı sekreter ya da güvenlik görevlisi alabilir mi?
Resmî tatilde veya adli tatilde tebligat yapılabilir mi?
Adresimi değiştirdim ve bildirmedim; eski adrese yapılan tebligat geçerli mi?
Elektronik tebligatta tebliğ tarihi hangi gündür?
Kaynaklar ve dayanak
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.1, m.10-23 — Tebligatı çıkaran merciler, tebligatın yapılacağı yer, vekile ve tüzel kişilere tebligat, aynı konutta oturana ve daimî çalışana tebligat, tebellüğ ehliyeti, tebliğ imkânsızlığı ve tebliğ mazbatası
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a, m.28-35 — Elektronik tebligat, ilanen tebligat ve süresi, usulsüz tebliğin hükmü (m.32), tatil günlerinde tebligat (m.33), adres değişikliğinin bildirilmemesi (m.35)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.90-93 — Kanuni sürelerin değiştirilemezliği, sürenin tebliğ tarihinden başlaması, tebliğ gününün hesaba katılmaması ve son günün resmî tatile rastlaması
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16 — İcra takiplerinde usulsüz tebliğ şikâyetinin öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük süreye tabi olması
- 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun — Resmî tatil günleri — sürenin son gününün ilk iş gününe uzayıp uzamadığı buradan belirlenir
Son güncelleme: 29 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.
Tebliğ tarihini dosyanın takvimine çeviren yer
Korinsa, dava dosyalarınızdaki tebligat evrakını okur, tebliğ tarihini çıkarır ve o tarihe bağlı süreleri dosyanın takvimine yazar; kimin hangi evrağı ne zaman gördüğü de kayıt altında kalır.