İçeriğe atla
Korinsa
Dosya:
Sözlük / Hukukta yapay zekâ
Konu:
Halüsinasyon
Kayıt:
6 vaka · 5 doğrulama fişi

Halüsinasyon: yapay zekânın uydurduğu bilgi

Uydurma rastgele dağılmaz. Biçimi düzenli, içeriği keyfi olan alanlarda yoğunlaşır: karar numarası, madde numarası, tarih, tutar ve birebir alıntı. Aşağıdaki altı vaka aynı anatomiyle kurulmuştur — ortaya atılan iddia, neden yanlış olduğu, nasıl fark edildiği.

Hukukta yapay zekâ Güncelleme: 28 Ağustos 2026 11 dakikalık okuma

Kısa cevap

Halüsinasyon, bir dil modelinin kaynağı olmayan bir bilgiyi doğruymuş gibi, tereddütsüz bir dille üretmesidir; bir arıza değil, "en olası devamı yazma" biçiminin yan ürünüdür. Uydurma rastgele dağılmaz: biçimi düzenli ama içeriği keyfi olan alanlarda yoğunlaşır — mahkeme kararı esas/karar numarası, kanun madde numarası, tarih, tutar ve belgeden yapılan birebir alıntı. Sebebi tek cümleyle şudur: bu alanlarda BİÇİM öğrenilebilir, İÇERİK öğrenilemez ve biçimi doğru olan her değer aynı derecede akıcıdır; doğru numarayı yanlış numaradan ayıran hiçbir dilsel iz yoktur. Hukuki metinde tehlikeli olmasının sebebi ise metnin atıfla ikna etmesidir: uydurulmuş bir atıf, dilekçenin en sağlam görünen yerini en çürük yerine çevirir. Savunma çıktıyı okumak değil, her iddiayı türüne göre kaynağına geri götürmektir — mevzuat atfı kanunun yürürlükteki metnine, karar atfı kararın tam metnine, tarih ve tutar evrağın sayfasına, alıntı ise metindeki birebir cümleye.

Doğrulama denetleyicisi

Bir çıktı tek bir iddia değildir: aynı paragrafta mevzuat atfı, karar atfı, tarih, alıntı ve hukuki değerlendirme yan yana durur ve her birinin doğrulama adımı farklıdır. Elinizdeki cümlenin türünü seçin; fiş, o tür için nereden ve hangi alanları karşılaştırarak doğrulama yapılacağını gösterir.

Denetleyici · beş iddia türü

Bu denetleyici hiçbir model çağırmaz ve hiçbir metni analiz etmez; yalnız insanın yapacağı adımı gösterir. Sayfada form yoktur, seçiminiz tarayıcınızda kalır ve hiçbir veri sunucuya gönderilmez.

Mevzuat maddesi atfı

“… Kanunu m.X/Y uyarınca …”

1 Nereden doğrulanır

Kanunun yürürlükteki tam metni (mevzuat.gov.tr) ya da değişikliği yapan kanunun Resmî Gazete’deki nüshası. Ara kaynaklar — makale, blog, forum, başka bir çıktı — doğrulama kaynağı değildir.

2 Nasıl doğrulanır

  1. Kuralı kendi cümlenizle yazın ve o cümlenin karşılığını kanun metninde arayın; numarayı sonra karşılaştırın.
  2. Bulduğunuz maddenin metnini iddiadaki cümleyle yan yana okuyun: kural aynı mı, yoksa benzer mi?
  3. Maddenin mülga ve değişiklik dipnotlarını okuyun; yürürlük tarihi ile olayın tarihini karşılaştırın.

3 Karşılaştırılacak alanlar

  • Kanun numarası
  • Kanun adı
  • Madde numarası
  • Fıkra numarası
  • Maddenin metni
  • Yürürlük/değişiklik notu

4 Neden inandırıcı görünüyor

Kuralın kendisi doğru olduğu için cümle “bilen biri yazmış” gibi okunur; numarayı açma ihtiyacı hissettiren hiçbir şey yoktur.

5 Uyarı işaretleri

  • Fıkra numarasına kadar inen kesinlik
  • Kural genel bilgi olduğu hâlde numaranın çok özel olması
  • Birden çok kanunda aynı numaraya atıf
  • “İlgili maddesi uyarınca” gibi numarasız atıf

6 Doğrulanamazsa

Doğrulanamayan madde atfı metinden çıkarılır. Kural doğruysa kuralı yazın, numarayı yazmayın: numarasız doğru cümle, numaralı yanlış cümleden iyidir.

Mahkeme kararı atfı

“… Dairesi’nin yyyy/nnnnn E., yyyy/nnnn K. sayılı ilamı …”

1 Nereden doğrulanır

Kararın kendisi: ilgili yüksek mahkemenin karar arama ekranı ya da dosyanızdaki onaylı sureti. Karar metnini görmeden yapılan hiçbir işlem doğrulama sayılmaz.

2 Nasıl doğrulanır

  1. Esas ve karar numarasını birlikte aratın; tek numarayla arama, yanlış kaydı doğru sanmanıza yol açar.
  2. Bulduğunuz kararın dairesini, tarihini ve konusunu iddiayla karşılaştırın — numara tutup konu tutmayabilir.
  3. Kararın tam metnini okuyun; size verilen özetin kararla aynı şeyi söylediğini doğrulayın.

3 Karşılaştırılacak alanlar

  • Mahkeme ve daire
  • Esas numarası (yıl/sıra)
  • Karar numarası (yıl/sıra)
  • Karar tarihi
  • Uyuşmazlığın konusu
  • Kararın sonucu

4 Neden inandırıcı görünüyor

Atıf kalıbı kusursuzdur ve bir dosya numarası “kontrol edilmiş” hissi verir; ayrıca üretilen özet, sorunuzu kelimesi kelimesine destekler.

5 Uyarı işaretleri

  • Numara var, tarih yok
  • “Yerleşik içtihat” denip tek karar gösterilmesi
  • Özetin iddiayı fazla birebir desteklemesi
  • Daire ile uyuşmazlık konusunun uyuşmaması

6 Doğrulanamazsa

Bulunamayan atıf dilekçeye yazılmaz. Yayımlanmamış karar ihtimali gerçektir ama sizi kurtarmaz: karşı taraf da bulamayacaktır.

Tarih, tutar, süre

“… 14.03.2023 tarihinde … 250.000 TL … altı ay içinde …”

1 Nereden doğrulanır

Süre için kanun maddesi; tarih ve tutar için değerin geldiği evrağın kendisi — sayfası ve maddesiyle. “Dosyada yazıyor” bir kaynak değildir.

2 Nasıl doğrulanır

  1. Sayıyı kaynağına geri götürün: hangi evrak, hangi sürüm, hangi sayfa?
  2. Değerin yanındaki NİTELİĞİ ayrıca doğrulayın: brüt/net, KDV dâhil/hariç, para birimi, tarihin hangi olaya ait olduğu.
  3. Süreleri üç bileşene ayırın: kaç birim, hangi olaydan itibaren, hangi cinsten (hak düşürücü / zamanaşımı).

3 Karşılaştırılacak alanlar

  • Evrak adı ve sürümü
  • Sayfa / madde
  • Alanın etiketi
  • Değerin kendisi
  • Para birimi ve nitelik
  • Sürenin başlangıç olayı

4 Neden inandırıcı görünüyor

Bir rakamın komşusuyla değişmesi cümlenin akıcılığını hiç bozmaz; okuyan kişi dil hatası aradığı için sayı hatasını göremez.

5 Uyarı işaretleri

  • Yuvarlak tutarlar
  • Aynı olgu için iki farklı tarih
  • “Yaklaşık” denip kesin rakam verilmesi
  • Sayfası gösterilemeyen değer

6 Doğrulanamazsa

Doğrulanmamış sayı hiçbir yere yazılmaz. Süre söz konusuysa doğrulama ertelenemez: yanlış madde düzeltilebilir, kaçan süre düzeltilemez.

Belge içeriği alıntısı

“Sözleşmenin X. maddesi aynen şöyledir: ‘…’”

1 Nereden doğrulanır

Evrağın tam metni — özeti değil. Alıntı hangi sürümden alındıysa o sürüm açılır.

2 Nasıl doğrulanır

  1. Tırnak içindeki cümleyi kelimesi kelimesine metinde arayın; birebir bulunamıyorsa alıntı değildir.
  2. Madde numarasını ve başlığını da eşleyin: doğru cümle yanlış maddeye bağlanmış olabilir.
  3. Maddenin YOKLUĞUNU ayrıca sorun; “bu sözleşmede böyle bir madde var mı” sorusunun cevabı hayır olabilmelidir.

3 Karşılaştırılacak alanlar

  • Evrak ve sürüm
  • Madde numarası
  • Madde başlığı
  • Cümlenin birebir metni
  • Metnin devamı ve istisnaları

4 Neden inandırıcı görünüyor

Tırnak işareti bir doğruluk iddiası taşır ve okuyucu tırnak içindeki metni “kopyalanmış” sayar; oysa yeniden yazmak, hatırlamaktan daha kolaydır.

5 Uyarı işaretleri

  • Fazla düzgün ve fazla kısa alıntı
  • Sözleşmelerde tipik ama bu metinde bulunmayan madde
  • “Açıkça belirtildiği üzere” ifadesi
  • Madde numarası verilmeden yapılan alıntı

6 Doğrulanamazsa

Birebir bulunamayan alıntı, alıntı olarak kullanılamaz. Anlamı doğruysa kendi cümlenizle özetleyin ve tırnağı kaldırın.

Genel hukuki değerlendirme

“Bu madde geçersizdir / risk yüksektir / mahkeme bunu kabul etmez.”

1 Nereden doğrulanır

Doğrulanacak tek bir kaynak yoktur; bu bir kanaattir. Doğrulanabilir olan, kanaatin ALTINDAKİ iki katmandır: dayandığı olgu ve dayandığı kural.

2 Nasıl doğrulanır

  1. Değerlendirmeyi üçe ayırın: hangi olgu, hangi kural, hangi sonuç.
  2. Olgunun evrakta olup olmadığına bakın; kuralı mevzuat fişiyle doğrulayın.
  3. Sonucun bu ikisinden çıkıp çıkmadığını kendiniz kurun — çıkmıyorsa değerlendirme değil, tahmindir.

3 Karşılaştırılacak alanlar

  • Dayanılan olgular
  • Olguların evraktaki yeri
  • Dayanılan kural
  • Atlanan istisnalar
  • Karşı görüş

4 Neden inandırıcı görünüyor

Koşulsuz bir dille yazıldığı için “değerlendirme” gibi değil “tespit” gibi okunur; oysa nitelendirmenin gerektirdiği veri çoğu zaman dosyada yoktur.

5 Uyarı işaretleri

  • “Kesinlikle”, “hiçbir şekilde” gibi koşulsuz ifadeler
  • İstisnanın hiç anılmaması (tacir, tüketici, kamu düzeni)
  • “Genellikle mahkemeler…” gibi kaynaksız eğilim cümleleri
  • Karşı görüşün hiç kurulmaması

6 Doğrulanamazsa

Hukuki nitelendirme devredilemez: Avukatlık Kanunu m.34’teki özen ve doğruluk yükümlülüğü avukatın üzerindedir. Çıktı bir taslak fikirdir, bir mütalaa değildir.

Halüsinasyon nedir?

Halüsinasyon, bir dil modelinin kaynağı olmayan bir bilgiyi doğruymuş gibi ve tereddütsüz bir dille üretmesidir. Terim üç şeyle karıştırılır ve üçü de değildir:

Yalan değildir
Yalan söylemek, doğruyu bilip başkasını söylemeyi gerektirir. Burada bir kasıt, dolayısıyla bir “doğruyu bilme” hâli yoktur.
Arıza değildir
Bozulan, çöken ya da uyarı veren bir şey yoktur; sistem tam olarak yapmak üzere kurulduğu şeyi yapar. Bu ayrım pratikte önemlidir: arıza düzeltilir, yan ürün YÖNETİLİR.
Algı yanılması değildir
Türkçede yerleşen “halüsinasyon” sözcüğü bir algı bozukluğu çağrıştırır; oysa ortada algı yoktur. Teknik yazında bu yüzden “konfabülasyon” (boşluğu akıcı biçimde doldurma) terimi tercih edilir.

Mekanizması tek cümleyle anlatılabilir: model her adımda metnin en olası devamını yazar. Akıcılık ile doğruluk aynı şey olmadığı için, biçimi kusursuz ama karşılığı bulunmayan bir cümle üretmek hiçbir iç kuralı çiğnemez. Ayrıca “bunu bilmiyorum” diyebilmesi için modelin, bildikleri ile bilmedikleri arasında ayrı bir sınır tutması gerekirdi; böyle bir sınır yoktur. Bilinmeyen bir karar numarası, bilinen bir karar numarasıyla tam olarak aynı hissi verir.

İki tür: evrak varken ve evrak yokken

Kapalı alan

Evrak modelin önünde

Model, kendisine verilen belgede olmayan bir şey söyler: bulunmayan bir madde, kaymış bir tutar, birebir olmayan bir alıntı. Risk düşüktür ve doğrulaması kolaydır — kaynak elinizin altındadır, alıntı metinde aranır.

Açık alan

Model ezberinden konuşuyor

Ortada evrak yoktur; “şu konuda içtihat var mı”, “bunun dayanağı hangi madde” gibi sorular buraya girer. Hukukta tehlikeli olan budur: doğrulama kaynağı sizde değildir ve aramanız gerekir.

Altı vaka: iddia, hata, kontrol

Her vaka aynı üç parçadan oluşur ve parçalar hep aynı sırada gelir. Üçüncü vakadan sonra kalıbı tanıyacaksınız — asıl kazanç budur: elinizdeki çıktıya bakarken de aynı üç soruyu sorarsınız.

Vaka 01 · Karar numarası

Var olmayan bir mahkeme kararı

1 Ortaya atılan iddia

“Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2019/47716 E., 2021/9318 K. sayılı ve 14.10.2021 tarihli ilamında, çerçeve sözleşmedeki cezai şartın tacirler arasında dahi indirilebileceği kabul edilmiştir.”

Bu iddia ve içindeki bütün numaralar, tarihler, tutarlar ve evrak ayrıntıları bu sayfa için uydurulmuştur; gerçek bir karara, maddeye ya da dosyaya ait değildir.

2 Neden yanlış

Atfın biçimi kusursuzdur: daire adı yerinde, esas ve karar numaraları makul aralıkta, karar tarihi karar numarasının yılıyla tutarlı. Kusursuz olan tek şey de budur — biçim. “Daire + esas + karar + tarih” kalıbı binlerce metinde tekrar ettiği için sağlam öğrenilir; o kalıbın içine hangi rakamın gireceği ise dilsel bir kural değil, tek tek ezberlenmesi gereken bir olgudur ve biçimi doğru olan her numara aynı derecede akıcı görünür. İkinci katman daha sinsidir: kararda anlatılan görüş de metnin geri kalanına uydurulmuştur. Soru “indirilebileceğine dair karar var mı” ise, üretilen karar tam olarak o soruya evet der.

3 Nasıl fark edilir

  1. Esas ve karar numarasını ilgili yüksek mahkemenin karar arama ekranında BİRLİKTE aratın; yalnız biriyle yapılan arama, eşleşmeyen bir kaydı doğru sanmanıza yol açar.
  2. Bir kayıt bulmanız işin sonu değil başıdır: kararın dairesi, tarihi ve KONUSU iddiadakiyle örtüşüyor mu? Uydurulmuş numaraların bir kısmı gerçek bir karara denk düşer ama o karar bambaşka bir uyuşmazlığa aittir.
  3. Kararın tam metnini okuyun, size verilen özetle yetinmeyin. Üretilmiş özetler iddiayı kelimesi kelimesine destekler; gerçek kararlar nadiren bu kadar denk düşer.
  4. Bulunamayan her atıf uydurma değildir — yayımlanmamış kararlar vardır. Ama “kaynağı bulunamadı” ile “kaynak yok” arasındaki fark sizin lehinize çalışmaz: doğrulanamayan atıf dilekçeye yazılmaz.

Vaka 02 · Madde numarası

Doğru kural, yanlış adres

1 Ortaya atılan iddia

“6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.18/3 uyarınca tacir sıfatını taşıyan borçlu, kararlaştırılan cezai şartın aşırı olduğunu ileri sürerek indirim talep edemez.”

Bu iddia ve içindeki bütün numaralar, tarihler, tutarlar ve evrak ayrıntıları bu sayfa için uydurulmuştur; gerçek bir karara, maddeye ya da dosyaya ait değildir.

2 Neden yanlış

Cümledeki KURAL doğrudur: tacir, aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasında bulunamaz. Yanlış olan ADRESTİR — bu kuralın dayanağı TTK m.22’dir; m.18 ise tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların hangi şekilde yapılacağını düzenler. Aşırı görülen ceza koşulunun hâkim tarafından indirilmesi ise TBK m.182/3’tedir. Bu dağılım tesadüf değil, mekanizmanın doğrudan sonucudur: kuralın METNİ yüz binlerce yerde geçtiği için sağlam öğrenilir, kuralın NUMARASI çok daha az yerde geçtiği için üretilir. Ortaya bir avukatın en kolay ikna olacağı hâl çıkar — okuduğu cümle doğrudur, dolayısıyla numarasını açma ihtiyacı duymaz. Aynı hatanın ters yönü de vardır ve daha tehlikelidir: doğru madde numarası, o maddede yazmayan bir kuralla eşleştirilir.

3 Nasıl fark edilir

  1. Numaradan metne değil, METİNDEN NUMARAYA gidin: kuralı önce kendi cümlenizle yazın, sonra o kuralın hangi maddede olduğunu kanunun yürürlükteki metninden bulun, numarayı en son karşılaştırın.
  2. Beş alanı ayrı ayrı eşleyin: kanun numarası, kanun adı, madde numarası, fıkra numarası ve maddenin metni. En çok atlanan alan fıkradır; “m.182” bir başlıktır, kuralı taşıyan ise “m.182/3”tür.
  3. Maddenin başındaki ve sonundaki mülga/değişiklik dipnotlarını okuyun: madde yürürlükte mi, hangi kanunla değişti, değişiklik ne zaman yürürlüğe girdi?
  4. Fıkra numarasına kadar inen bir kesinlik güven işareti değil, uyarı işaretidir: ayrıntı üretmenin maliyeti sıfırdır.

Vaka 03 · Süre ve tarih

Bir yılın altı aya dönmesi

1 Ortaya atılan iddia

“İtirazın iptali davası, ödeme emrine yapılan itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücüdür.”

Bu iddia ve içindeki bütün numaralar, tarihler, tutarlar ve evrak ayrıntıları bu sayfa için uydurulmuştur; gerçek bir karara, maddeye ya da dosyaya ait değildir.

2 Neden yanlış

Süre yanlıştır: İİK m.67 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren BİR YIL içinde itirazın iptali davası açabilir. “Altı ay” cümlenin akışını hiç bozmaz; sayı alanları dilsel olarak birbirinin yerine geçebilir ve bir sürenin komşusuyla değişmesi metni tek bir kelime kadar bile tuhaflaştırmaz. Cümlenin sonundaki “hak düşürücüdür” eki ayrı bir katmandır: bir nitelendirme, yanlış sayının üzerine hukuki bir kılıf geçirerek onu daha da inandırıcı yapar. Bu vakanın maliyeti diğerlerinden farklıdır — yanlış bir madde numarası düzeltilebilir, kaçırılmış bir süre düzeltilemez.

3 Nasıl fark edilir

  1. Her süreyi kanun metninden okuyun. “Hatırladığım kadarıyla” ile “maddede yazdığına göre” arasındaki fark, dosyanın kendisidir.
  2. Sürenin üç bileşenini ayrı ayrı doğrulayın: kaç birim (bir yıl), hangi olaydan itibaren (itirazın tebliği), hangi cinsten (hak düşürücü mü, zamanaşımı mı).
  3. Tanıdık ve yuvarlak süreler (7 gün, 15 gün, 6 ay) fazladan şüphe ister: en sık kullanılan süreler, “en olası devam” olarak da en sık üretilenlerdir.
  4. Süreyi doğruladıktan sonra son günü ayrıca hesaplayın; doğru süre yanlış başlangıç gününe eklenirse sonuç yine yanlıştır.

Vaka 04 · Tutar ve nitelik

Evrakta bulunmayan tutar

1 Ortaya atılan iddia

“Sözleşmenin 9.2 maddesinde cezai şart 250.000 TL olarak belirlenmiştir ve bu tutar KDV hariçtir.”

Bu iddia ve içindeki bütün numaralar, tarihler, tutarlar ve evrak ayrıntıları bu sayfa için uydurulmuştur; gerçek bir karara, maddeye ya da dosyaya ait değildir.

2 Neden yanlış

Bu vakada evrak modelin önündedir; uydurulan şey belgenin varlığı değil, bir ALANIN değeridir. Sözleşmede 9.2 maddesi vardır, cezai şart vardır — ama tutar 150.000 TL’dir ve KDV konusunda metinde hiçbir kayıt yoktur. İç içe geçmiş iki üretim vardır: rakamın kendisi (komşu bir değere kayma) ve alanın NİTELİĞİ (metinde hiç bulunmayan “KDV hariç” eki). İkincisi daha tehlikelidir, çünkü tutarı doğrulayan kişi rakamı karşılaştırır, niteliği karşılaştırmaz — oysa nitelik, aynı rakamı yüzde yirmi oynatır.

3 Nasıl fark edilir

  1. Her sayıyı kaynağına geri götürün: hangi evrak, hangi sürüm, hangi sayfa, hangi madde? Sayfası gösterilemeyen sayı doğrulanmamıştır.
  2. Rakamın yanında ALANIN ETİKETİNİ de karşılaştırın: imza tarihi mi düzenleme tarihi mi, brüt mü net mi, KDV dâhil mi hariç mi, hangi para birimi.
  3. Aynı büyüklüğün belgede iki kez geçtiği yerlere bakın (rakamla ve yazıyla). Çelişki varsa bu da bir bulgudur ve evrağın kendisine aittir.
  4. Yuvarlanmış tutarlara dikkat edin: müzakere edilmiş sayılar nadiren yuvarlaktır, üretilmiş sayılar sıklıkla.

Vaka 05 · Birebir alıntı

Sözleşmede olmayan maddenin alıntısı

1 Ortaya atılan iddia

“Sözleşmenin 12.1 maddesi aynen şöyledir: ‘Taraflardan biri mücbir sebep hâlinde sözleşmeyi tazminat ödemeksizin feshedebilir.’”

Bu iddia ve içindeki bütün numaralar, tarihler, tutarlar ve evrak ayrıntıları bu sayfa için uydurulmuştur; gerçek bir karara, maddeye ya da dosyaya ait değildir.

2 Neden yanlış

Alıntı tırnak içindedir ve “aynen şöyledir” ifadesiyle sunulmuştur; oysa o sözleşmede 12.1 maddesi bir bildirim adresi hükmüdür ve metinde mücbir sebep hiç düzenlenmemiştir. Burada iki şey birden üretilmiştir: metinde bulunmayan bir hüküm ve o hükmün birebir lafzı. Sebebi şudur — sözleşmelerin tipik madde dizilimi öğrenilmiş bir kalıptır ve “bu sözleşmede mücbir sebep maddesi olmalı” beklentisi, metinde karşılığı olmasa bile en olası devamı üretmeye yeter. İncelemenin en zayıf noktası tam olarak burasıdır: makine metinde OLANI okur, olmayanı göremez ve olmayanın yerine beklediğini koyar.

3 Nasıl fark edilir

  1. Alıntıyı tırnak içindeki hâliyle, kelimesi kelimesine metinde arayın. Birebir bulunamıyorsa o bir alıntı değil yeniden yazımdır — ve yeniden yazım tırnak içinde sunulamaz.
  2. Dört alanı eşleyin: madde numarası, madde başlığı, cümlenin birebir metni ve alıntının alındığı SÜRÜM. Doğru cümle yanlış sürümden alınmışsa sonuç yine yanlıştır.
  3. Bir maddenin YOKLUĞUNU ayrıca sorun: “bu sözleşmede mücbir sebep düzenlenmiş mi” sorusunun cevabı “hayır” olabilmelidir. Eksik maddeyi bulmak, var olan maddeyi okumaktan başka bir iştir.
  4. Fazla düzgün, fazla kısa ve fazla genel alıntılardan şüphelenin: gerçek sözleşme maddeleri çoğu zaman hantaldır.

Vaka 06 · Yürürlük bilgisi

Yürürlükten kalkmış kanunun dirilmesi

1 Ortaya atılan iddia

“İhbar süreleri 1475 sayılı İş Kanunu m.13’te düzenlenmiştir; buna göre altı aydan az çalışan işçi için bildirim süresi iki haftadır.”

Bu iddia ve içindeki bütün numaralar, tarihler, tutarlar ve evrak ayrıntıları bu sayfa için uydurulmuştur; gerçek bir karara, maddeye ya da dosyaya ait değildir.

2 Neden yanlış

Sürenin kendisi doğrudur ama dayanağı yürürlükte değildir: 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi (kıdem tazminatı) dışındaki maddeleri 4857 sayılı İş Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır ve bildirim sürelerinin bugünkü dayanağı 4857 m.17’dir. Bu vakanın kendine özgü tuzağı, “eski kanun” demenin de yetmemesidir: 1475 tamamen ölü bir metin değildir, bir maddesi hâlâ yürürlüktedir. Mekanizma tarafı basittir — mevzuat değişir, eğitim verisi donmuştur; mülga bir madde metinlerde varlığını sürdürür ve “yürürlükten kalktı” bilgisi, maddenin kendisi kadar sık tekrarlanmaz.

3 Nasıl fark edilir

  1. Her atıfta kanunun yürürlükteki tam metnini açın ve maddenin mülga/değişiklik dipnotlarını okuyun.
  2. Kanunun tamamı yürürlükten kalkmış olsa bile istisna maddeleri olabilir: “kanun mülga mı” ile “madde mülga mı” ayrı sorulardır.
  3. Değişikliğin yürürlük tarihini olayın tarihiyle karşılaştırın; olay eski hüküm dönemine aitse doğru atıf gerçekten eski maddedir.
  4. Kural aynı kalıp yalnız numarası değiştiyse hata en zor görülenidir: sonuç doğru olduğu için kimse dayanağı açmaz.

Uydurma nerede yoğunlaşır?

Altı vakanın ortak paydası şudur: hepsi biçimi öğrenilebilir, içeriği öğrenilemez bir alanda geçiyor. Bir kalıp binlerce metinde tekrar eder ve sağlam öğrenilir; o kalıbın içine girecek olan tekil değer ise çoğu zaman tek bir metinde geçer. Sonuç: biçimi doğru olan her değer aynı derecede akıcı görünür ve doğruyu yanlıştan ayıracak dilsel bir iz kalmaz.

Uydurmanın yoğunlaştığı alanlar, sebepleri ve belirtileri
Alan Neden burada yoğunlaşır Belirti
Karar numarası Atıf kalıbı binlerce metinde tekrar eder; içindeki rakam çoğu zaman tek bir metinde geçer. Öğrenilen kalıptır, değer değil. Numara verilir, tarih verilmez; özet iddiayı kelimesi kelimesine destekler.
Madde numarası Kuralın metni çok, kuralın adresi az geçer. Kural doğru öğrenilir, numarası üretilir. Kural tanıdık ama numara “fazla kesin”; fıkra numarası bile verilmiş.
Tarih Rakam dizisidir; komşu bir değere kayma cümlenin akıcılığını hiç bozmaz. Belgede birden çok tarih varsa alan etiketleri karışır. Aynı olgu için iki farklı tarih; hangi tarihin hangi olaya ait olduğu belirsiz.
Tutar ve oran Tarihle aynı sebep; ek olarak para birimi, KDV ve brüt/net gibi NİTELİK alanları sessizce eklenir ya da düşer. Yuvarlak sayı; “yaklaşık” denip kesin rakam verilmesi.
Birebir alıntı Bir metni birebir hatırlamak yerine yeniden üretmek dilsel olarak daha kolaydır; sonuç akıcıdır ama aynı değildir. Alıntı fazla düzgün ve fazla kısa; metinde birebir aramayla bulunamıyor.
Yürürlük bilgisi Mevzuat değişir, eğitim verisi donar. Mülga bir madde metinlerde varlığını sürdürür; “kaldırıldı” bilgisi maddenin kendisi kadar sık tekrarlanmaz. Eski kanun adına atıf; “son değişiklikle” denip tarih verilmemesi.
Kişi ve kurum adı Ad kalıbı öğrenilir; hangi adın hangi dosyaya ait olduğu öğrenilemez. Dosyada hiç geçmeyen bir taraf adı; unvan ile ad arasında uyumsuzluk.

Karşı taraftaki alan da aynı mantıkla bulunur: bir dil modeli, tanımların ve genel anlatımların olduğu yerde belirgin biçimde daha güvenilirdir. Bir kavramı açıklamak, dayanağının numarasını söylemekten çok daha az riskli bir iştir.

Neden inandırıcı görünüyor?

Uydurulmuş bir cümlenin doğru cümleden ayırt edilememesi bir tesadüf değil, aynı mekanizmanın öteki yüzüdür. Aşağıdaki sekiz kalıp, denetimi en çok zayıflatan sebeplerdir; hiçbiri metnin içeriğine bakmaz, hepsi metnin GÖRÜNÜŞÜNE ilişkindir.

  1. Biçim doğru, karşılık yok Atıf kalıbı — daire, esas, karar, tarih — kusursuzdur. Kalıp öğrenilebilir bir şeydir; kalıbın içine girecek değer ise değildir. Okuyucu kalıbı tanır ve tanıdıklığı doğruluk sanır.
  2. Tereddüt yok Model “emin değilim” demez. Belirsizlik metinde iz bırakmaz; bilinen bir bilgi ile uydurulmuş bir bilgi aynı kararlılıkla yazılır.
  3. Doğrunun içine gömülü Dokuz doğru cümlenin arasına yerleşen onuncu cümle, dokuzunun güvenilirliğini ödünç alır. Denetim, paragrafın tamamına aynı gözle bakar.
  4. Sizin kelimelerinizle konuşur Sorunuzdaki terimleri aynen kullanır. Kendi cümlenizin geri dönmesi, bir teyit gibi okunur.
  5. Aradığınız cevabı verir Soru yönlendirici olduğunda (“bunun geçersiz olduğunu gösteren bir karar var mı?”) üretilen cevap tam da o soruyu karşılar. En çok istediğiniz cevap, en az şüphe duyduğunuz cevaptır.
  6. Ayrıntı fazlalığı Gereğinden çok ayrıntı — tarih, daire, sayfa, fıkra — bir emek işareti sanılır. Oysa ayrıntı üretmenin maliyeti sıfırdır; ayrıntı ucuzdur, doğrulama pahalıdır.
  7. Israr ya da ani dönüş “Emin misin?” sorusuna verilen iki tipik cevap da doğrulama değildir: ya aynı iddia daha kararlı bir dille tekrarlanır, ya da doğru bir cevap bile geri alınır.
  8. Tanıdık isim etkisi Bilinen bir daire adı, bilinen bir kanun adı, bilinen bir kavram. Tanıdıklık, doğruluk hissinin en ucuz kaynağıdır.

Hukuki metinde neden tehlikeli?

Halüsinasyon her alanda sorun çıkarır; hukuki metinde tehlikeli olmasının kendine özgü bir sebebi vardır: bu metinler atıfla ikna eder. Bir dilekçe, mütalaa ya da sözleşme, dayanağını göstererek güven kurar. Uydurulmuş bir atıf da tam olarak oraya, metnin en ikna edici görünen yerine yerleşir — ve orayı metnin en çürük yerine çevirir.

Denetim maliyeti asimetriktir

Bir atfı üretmek saniyeler, doğrulamak dakikalar sürer. Bir metinde otuz atıf varsa denetim bütçesi çoktan aşılmıştır; bu yüzden doğrulama iddia türüne göre önceliklendirilir, hepsine eşit zaman ayrılmaz.

Usul yükümlülüğü

HMK m.29 taraflara dürüstlük kuralına uygun davranma ve davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamaları gerçeğe uygun biçimde yapma yükümlülüğü yükler. Denetlenmeden aktarılan bir atıf, bu yükümlülüğün gözetildiğini söylemeyi zorlaştırır.

Meslek yükümlülüğü devredilemez

Avukatlık Kanunu m.34 özen ve doğruluk yükümlülüğünü avukata yükler; m.134 ise bu yükümlülüğe aykırılığın disiplin sorumluluğunu düzenler. “Araç öyle yazdı” bir savunma değildir — yükümlülük araca geçmez.

Uydurma atıf lehe sonuç doğurmaz

Hâkim Türk hukukunu resen uygular (HMK m.33). Var olmayan bir karara yapılan atıf dosyaya hiçbir şey katmaz; katacağı tek şey, metnin geri kalanına duyulan güvenin azalmasıdır.

Zarar müvekkile geçer

Yanlış bir süre ya da yanlış bir tutar, atıf hatasından farklı çalışır: geri alınamaz. Kaçırılmış bir süre düzeltilemez ve zararı, metni kimin yazdığından bağımsızdır.

Kişisel veri boyutu

Uydurulmuş bir tarih, tutar ya da nitelendirme bir kişiye ilişkinse, KVKK m.4’teki “doğru ve gerektiğinde güncel olma” ilkesiyle çelişir. Sorun yalnız metnin ikna gücü değil, verinin kendisidir.

Riski daraltan çalışma biçimi

Halüsinasyon bugünkü üretim biçiminde sıfırlanamaz; ama nerede yoğunlaştığı bilindiği için daraltılabilir. Aşağıdaki altı alışkanlık, riski “her cümleyi kontrol et” gibi uygulanamaz bir kuraldan, uygulanabilir bir düzene çevirir.

  1. Soruyu evrağa dayandırın Cevabı evrağın içinde olan bir soru sorulduğunda model ezberinden değil önündeki metinden konuşur. “Bu konuda ne diyorsun” yerine “bu sözleşmenin hangi maddesi bunu düzenliyor” sorusu, aynı işi çok daha düşük riskle yaptırır.
  2. Her cümle için kaynak isteyin Çıktının her önemli cümlesi, dayandığı evrağa ve sayfaya bağlanabilmelidir. Kaynağı gösterilemeyen cümle yanlış olmayabilir — ama denetlenmemiştir ve ikisi aynı şey sayılır.
  3. İşi bölün: evrak makineye, hukuk insana Makinenin güvenilir olduğu işler evrağın kendisine dayanan işlerdir: madde çıkarımı, künye kurma, sürüm karşılaştırma, benzer madde arama. Nitelendirme, strateji ve atıf seçimi insanda kalır.
  4. Denetim bütçesini türe göre dağıtın Bütün cümlelere eşit zaman ayırmak, hiçbirine yetmemek demektir. Önce süreler ve tutarlar (geri alınamaz), sonra atıflar (düzeltilebilir ama pahalı), en sonra genel anlatım.
  5. “Bilmiyorum” diyebilen bir akış kurun Boşluğu doldurmak yerine boşluğu bildiren bir cevap daha kullanışlıdır: bir sonraki adımı gösterir. Bunu teşvik etmenin en basit yolu, soruyu evrakla sınırlamak ve evrakta olmayanı istememektir.
  6. Denetimi kayıt altına alın Hangi çıktının kim tarafından, neye karşı doğrulandığı yazılı değilse, denetim yapılmış sayılmaz. Kayıt hem tekrar denetlemeyi önler hem de sorumluluk sorusunun cevabını dosyanın içinde tutar.

Sık sorulan sorular

Yapay zekâ halüsinasyonu nedir?
Bir dil modelinin, kaynağı olmayan bir bilgiyi doğruymuş gibi ve tereddütsüz bir dille üretmesidir. Yalan değildir; yalan, doğruyu bilip başkasını söylemeyi gerektirir. Klasik anlamda bir hata da değildir: bozulan, çöken ya da uyarı veren bir şey yoktur. Model her adımda metnin en olası devamını yazar ve akıcılık ile doğruluk aynı şey olmadığı için, biçimi kusursuz ama karşılığı bulunmayan bir cümle üretilebilir. Teknik yazında bu yüzden "konfabülasyon" terimi tercih edilir: ortada bir algı yanılması değil, boşluğun akıcı biçimde doldurulması vardır.
Neden en çok karar ve madde numaralarında uyduruyor?
Çünkü bu alanlarda BİÇİM düzenli, İÇERİK keyfidir. "Yargıtay X. Hukuk Dairesi, yyyy/nnnnn E., yyyy/nnnn K." kalıbı binlerce metinde tekrar eder ve öğrenilmesi kolaydır; o kalıbın içine hangi rakamın gireceği ise dilsel bir kural değil, tek tek ezberlenmesi gereken bir olgudur. Biçimi doğru olan her numara aynı derecede akıcı göründüğü için doğru olanı yanlış olandan ayıracak bir dilsel iz kalmaz. Aynı sebep madde numaraları için de geçerlidir: kuralın metni yüz binlerce yerde geçer, kuralın ADRESİ ise çok daha az yerde.
Modele "emin misin" diye sormak doğrulama sayılır mı?
Hayır. Bu soru yeni bir bilgi getirmez, yalnız yeni bir metin üretir. İki tipik sonuç vardır ve ikisi de doğrulama değildir: model ya aynı iddiayı daha kararlı bir dille tekrarlar, ya da doğru bir cevabı bile geri alıp değiştirir. Doğrulama, iddianın model DIŞINDAKİ bir kaynakla karşılaştırılmasıdır: kanunun yürürlükteki metni, kararın tam metni, evrağın kendisi.
Belgeyi yükleyince halüsinasyon biter mi?
Bitmez ama daralır ve cinsi değişir. Cevabı evrağın içinde olan işlerde (madde çıkarımı, taraf ve tarih künyesi, sürüm farkı) model artık ezberinden değil önündeki metinden konuşur; risk büyük ölçüde düşer. Geriye iki şey kalır: birincisi, metinde OLMAYAN ama sözleşmelerde bulunması beklenen bir maddeyi varmış gibi anlatması; ikincisi, gerçek bir maddeyi birebir alıntı diye yeniden yazması. Bu ikisi de evrak elinizde olduğu için kolay yakalanır — alıntı metinde birebir aranır.
Uydurulmuş bir atıf dilekçeye girerse ne olur?
Üç ayrı yerde sonuç doğurur. Usul bakımından: HMK m.29 taraflara dürüstlük kuralına uygun davranma ve vakıalara ilişkin açıklamaları gerçeğe uygun yapma yükümlülüğü yükler. Meslek bakımından: Avukatlık Kanunu m.34 özen ve doğruluk yükümlülüğünü, m.134 ise bu yükümlülüğe aykırılığın disiplin sorumluluğunu düzenler ve bu yükümlülük bir araca devredilemez. Dosya bakımından: hâkim Türk hukukunu resen uygular (HMK m.33); var olmayan bir karara yapılan atıf lehe bir sonuç doğurmaz, yalnız metnin geri kalanının güvenilirliğini de düşürür.
Halüsinasyon tamamen ortadan kaldırılabilir mi?
Bugünkü üretim biçiminde sıfırlanamaz; daraltılabilir. Daraltan şeyler bellidir: cevabı bir belgeye dayandırmak, her cümleyi kaynağıyla eşleştirmek, atıfları metin dışı bir kaynağa karşı kontrol etmek ve modelden hukuki nitelendirme değil evrak üzerinde iş istemek. Sıfırlanamadığı için de sürecin sonunda insan denetimi bir tercih değil, zorunlu adımdır.
Doğru cevap veren bir çıktının gerekçesi de doğru mudur?
Zorunlu değildir ve bu, en çok gözden kaçan hâldir. Model doğru sonuca varıp o sonucu var olmayan bir maddeye ya da yanlış bir karara dayandırabilir. Sonuç doğru olduğu için okuyan kişi gerekçeyi kontrol etme ihtiyacı duymaz; oysa dilekçeye giren şey sonuç değil, gerekçedir. Sonuç ile dayanağı ayrı ayrı doğrulanır.
"Bulamadım" diyen bir model daha mı iyi?
Bu iş için evet. Bir çıktının değeri yalnız doğru cevaplarıyla değil, bilmediğini söyleyebilmesiyle ölçülür; çünkü kullanıcının denetim bütçesi sınırlıdır ve her cümleyi aynı şüpheyle kontrol edemez. "Elimdeki evrakta bu bilgi yok" diyen bir cevap, boşluğu akıcı bir cümleyle dolduran cevaptan daha kullanışlıdır — birincisi bir sonraki adımı gösterir, ikincisi gizler.

Kaynaklar ve dayanak

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026. Mevzuat değişebilir; kritik bir karar öncesi yürürlükteki metni kaynağından doğrulayın.

Çıktıyı denetlemek, evrağın yanında olduğunda mümkün

Korinsa dosyayı ve evrağı bir arada tutar: taslak dosyadaki evraklardan üretilir, her cümle dayandığı belgeye bağlanır, sürümler madde madde karşılaştırılır ve kimin neyi gördüğü kayıt altına alınır.